Abdullah Gül 11’inci Cumhurbaşkanı olarak bugün Çankaya’ya çıkıyor.
Tarihî bir dönüm noktasındayız.
Kimileri AKP’nin Sezer nedeniyle ertelenen gizli gündeminin Gül’ün Cumhurbaşkanı olması ile birlikte hızla hayata geçirileceğini, bunun Türkiye’yi İslâmi bir totaliter rejime sürükleyeceğini düşünüyor ve korkuyor.
Kimileri de şüphelerin vehim olduğunu AKP’nin 4,5 yıllık iktidar icraatı ile bu güvensizliği hak etmediğini savunuyor.
Tartışmaların konusu olan senaryolar gerçeklik taşıyor mu?
Bunun daha fazla gecikmeden sınanması Türkiye için önemlidir.
Eğer enerjimizi hayali felâket senaryoları nedeniyle israf ediyor ve kutuplaşmalar yolunda boşa harcıyorsak bu gidişe son verecek riskleri göze almak hayırlıdır.
Ülkenin dinamiklerini hayaletlerin rehininden ancak böyle kurtarabiliriz.
Saygı göstereceğiz
Korkuların kuruntu olduğunu söyleyen bugün Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü’ne çıkacak olan Abdullah Gül’dür.
İddiasını kanıtlayacağı yere geldi işte!
Türkiye büyük devlettir. Hukuk devletidir.
Düne kadar Sezer’in mani olduğu zannedilen dinsel içerikli birçok teşebbüsü aslında hukuk durdurmuştur. Devletin geleneğini oluşturan ilkeler ve kurallar durdurmuştur.
Sezer’le beraber gitmeyecek bunlar!
Evet AKP bu gerçeği saptırarak ürettiği mağduriyeti oya dönüştürürken ahlâkî davranmadı ama oy demokrasinin temelidir, ona saygı göstereceğiz.
Şimdi AKP Çankaya Köşkü’ne de içinden birini getirerek zor bir sınavın eşiğine gelmiştir. Artık “hükümet olduk ama iktidarı vermiyorlar” bahanesi geçerli değildir.
Seçimden önceki gerginlik yavaş yavaş azalıyor. Bunda Gül’ün “anayasanın tarif ettiği cumhurbaşkanı” olacağı konusunda sürekli tekrarladığı taahhüdün de etkisi vardır.
Korkuların panzehiri
Dün Washington Post “Eğer askerî darbe gibi bir sürpriz olmazsa, liberal ve Batı yanlısı siyasetçi Abdullah Gül, parlamento tarafından Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olarak seçilecek” yazdı.
Darbe ihtimalini sürekli tekrarlamak Türkiye’ye ve ordusuna hakaret, hatta tahrik kastı taşıyor. Yeni bir seçimden çıktık. Seçimin sonuçları ne gerektiriyorsa şimdi onlar yaşanıyor, yaşanacak.
Korkuların panzehiri demokratik siyaset ve hukuktur, askeri darbe değil.
Gül bugün mecliste “Atatürk ilke ve inkılâplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağına” namusu ve şerefi üzerine and içecek.
Bu yemine ne kadar sadakat gösterirse sahip olduğu onura o ölçüde lâyık olacaktır.
Güvenini kazandığı yığınları genişletmek konusunda gereken cesareti gösterir, eşini de “Batı tipi modernliğin Türkiye’ye veda ettiği” propagandalarını susturacak özveriye ikna edebilirse, Türkiye’nin toplumsal kör düğümünü çözen devlet adamı olarak tarihe geçebilir.
Kredisini doğru kullanmasını, Cumhurbaşkanlığının hayırlar getirmesini diliyoruz.
Büyük sınav
Haberin Devamı

