Dün İzmir'de birdenbire renkler soldu. İzmir'e özlediği renkleri kazandıran adam ölmüştü. Ahmet Pıriştina halkı için yalnız şükranı hak eden bir geçmiş değil, aynı zamanda büyük beklentileri temsil eden bir gelecekti. Namusu ve tok gözlülüğü varlığından değil erdemli kişiliğinden gelen temiz, dürüst, aydınlık bir insan oldu hep.
Başarılı bir profesyonel yönetici olarak dağın tepesinde oturup kentine yukarıdan bakan bir yaşam sürerken keşfetti onu siyaset.
Önce milletvekili oldu. DSP'nin o günkü rüzgârı ile 1999'da İzmir Belediye Başkanı seçildi. O kadar parlak işler yaptı ve o kadar büyük bir sevgi ve güven kazandı ki, son seçimde partisi onun sayesinde prestijini kurtardı. Yeni partisi CHP'nin aldığı oyun yüzde 12 fazlasını toplarken, cumhuriyet değerlerine bağlı, sosyal duyarlılığa sahip her siyasi görüşten yığınları etrafında birleştirdi.
Başarısı aslında yozlaşmış siyasete ve egoist siyasetçilere halkın verdiği bir mesajdı: "Dağınıklık bizden değil sizden geliyor. Çare Piriştina'ları çoğaltmaktır!"
Heyhat; iç kavgalar yüzünden CHP küçülürken Piriştina'nın potansiyel bir lider olarak gizli gizli büyüttüğü umutlar dün bahtsız bir kazaya uğramıştır.
O, İzmirli'ye utanç ve suçluluk duygusu veren Körfez'i kurtaran, kenti mavi ve yeşille kavuşturan; heykeli dikilecek, çalışkan, temiz, yardım sever adam.. Elbette siyasetin daha yüksek sorumluluklarını hak ederek taşıyabilir, beklenen yeni liderin cevabı olabilirdi.
Ahmet Piriştina yalnız ailesinin, İzmir'in, partisinin değil, tüm ülkenin kaybıdır. Milletin başı sağolsun. Allah ona rahmet, eşine, çocuklarına, sevenlerine sabır ihsan etsin. İzmir, kaybının acısını Körfez grubunun hüznünde yaşayacak. Ama İzmirliler Piriştina'nın ruhunu şad etmek için yüzlerini bir an önce şafağa dönmeliler.
Piriştina'yı orada bulmuşlardı çünkü..
Maskeler düşerken
Otuz bin insanın kanına giren PKK terörünü içerde ve dışarda savunan bazı çevreler hep şu iddiadaydılar:
Terör kabul edilemez bir mücadele yolu ama PKK'nın amacı Kürt kimliğinin tanınmasına yönelik demokratik haklara ulaşmaktır..
Son günlerin gelişmeleri, böyle düşünenler için utanç verici hezimetler üretiyor.
TRT'de Kürtçe yayın başladığı gün DEHAP Genel Başkanı, aynı gün tahliye edilen eski DEP'li milletvekilleri terör örgütüne peş peşe "ateşkesi bozmayın" çağrısı yaptılar.
PKK da bu çağrılara uymayacağını açıkladı. Amaç hak hukuk olsaydı, AB sürecinin şu kritik dönemi terör şantajı ile riske sokulmazdı.
PKK defterinin kapanması, bu örgütün demokrasi ve eşitlik peşinde olmadığı, ülkeyi bölmek amacına adanmış salt terör örgütü olduğu gerçeğini bu ülkede yaşayan herkesin görmesine bağlıdır. Son günlerin ihanetleri, bu uyanışı hızlandıracaktır.
Büyük kayıp
Dün İzmir'de birdenbire renkler soldu. İzmir'e özlediği renkleri kazandıran adam ölmüştü. Ahmet Pıriştina halkı için yalnız şükranı hak eden bir geçmiş değil, aynı zamanda büyük beklentileri temsil eden bir gelecekti
Haberin Devamı

