Seçim yatırımı, oyunu almak istediği seçmenlere iktidarın devlet imkânlarını peşkeş çekmesidir. Böyle bir yatırıma ahlâkı zayıf siyasetçiler tenezzül ederler.
Başbakan seçim iklimine girildiği günden beri böyle küçük hesaplarla işleri olmadığını tekrarlayarak AKP’nin farkını cilâlayıp duruyor.
Takdir kredisi gani halkımız da AKP’yi bol kepçe nemalandırıyor.
VATAN Ankara Bürosu’nun dün derlediği bir haber, iktidarın sözü ile eylemi arasında tutarlılık olmadığını göstermektedir.
Mesela... Yurt dışına çıkışlarda alınan harç 70 liradan 15 liraya düşürüldü;
Slindir hacmi 3200 cc’yi geçmeyen minibüslerin ÖTV oranı yüzde 10’a indirildi;
Gazilerin maaşı 403 liraya yükseltildi;
Et, süt, peynir gibi temel gıda maddelerinde KDV indirimi için, 31 Aralık 2006 tarihinden önce plakalara yazılan trafik cezalarının affı için yasa teklifleri hazırlandı;
Çiftçilere iki yıllık doğrudan gelir desteği paralarının bir defada ödenmesi kararlaştırıldı ve daha birçok teşvik, destek hamleleri...
Kandırılan gençler
Dar gelirli ve yoksul yığınların biraz nefes almasına yardımı olacaksa insan “seçim yatırımı” olsa bile bu istismarcı politikaları görmezden gelmeyi içine sindirebilir.
Yeter ki bu kamu kaynakları gerçekten ihtiyacı olan kesimlere gitsin ve hak-adalet duygusu bu icraatın temeli olsun.
AKP’nin seçim yatırımı paketi bu bakımdan sağlam mı? Değil.
İktidarın en büyük zaafı olan kadrolaşma kanserli bir şiş gibi gözümüze batıyor.
Meclise sevkedilmiş bulunan bir kanun tasarısı, belediyeler ile bazı kamu kurumlarında görevli 218 bin “geçici işçi”ye kadro verilmesini öngörüyor.
Önceki yıllardan birikmiş iki milyona yakın hak sahibi genç insanı unutsak bile yalnızca 2006’da Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) girmiş 440 bin üniversite mezunu, 1 milyon 312 bin ön lisans ve lise mezunu vatandaş devletten haber bekliyor.
Adalet mi, oy mu?
Belediyelerin ve kamunun personele ihtiyacı varsa, geçici işçilerden önce KPSS sınavına girerek başarılı olmuş bu insanların çağırılmaları gerekmez mi?
Adil olan, doğru olan elbette budur ama iktidara adalet değil oy lâzım şimdi.
KPSS’den gelecek olanlar başarı sırasına göre gelecekler, hangi siyasi eğilime sahip oldukları denetlenemeyecek. Oysa geçici işçiler belediyeler tarafından zaten başta eş, dost, partidaş bazında seçilmişlerdir.
Yani 218 bin yeni kadro geçici işçilerle doldurulacak olursa, aileleriyle beraber 1 milyon 250 bin oy firesiz garanti edilecektir!
Okuyarak, çalışarak, emeği ile bir yerlere gelmiş, adil bir sınavda eşitleriyle yarışmış genç insanlara yapılan haksızlık, yalancılık, oyalama, yapanın yanına kalmaz.
Muhafazakâr ve maneviyatçı iddia taşıyan bir parti böyle bir günahın altına nasıl girer; insan hayrete düşüyor.
AKP haydi oy uğruna sırtladı bu büyük günahı diyelim; peki muhalefetin sesi niçin çıkmıyor?
Büyük günah
Seçim yatırımı, oyunu almak istediği seçmenlere iktidarın devlet imkânlarını peşkeş çekmesidir. Böyle bir yatırıma ahlâkı zayıf siyasetçiler tenezzül ederler
Haberin Devamı

