Büyük adım

Türkiye, AB üyesi bir ülke olmanın tarihi eşiğinde beklediği vizeyi dün aldı

Haberin Devamı

Türkiye, AB üyesi bir ülke olmanın tarihi eşiğinde beklediği vizeyi dün aldı.

AB Komisyonu yayımladığı raporla aralıkta toplanacak zirveye Türkiye'yle üyelik müzakerelerinin başlatılmasını önerdi.

Raporda üç önemli nokta var.

1. Komisyon müzakerelerin "hemen" başlatılmasını önermediği gibi bir tarih de vermiyor. Bu kararı 17 Aralık'taki zirveye bırakıyor.

2. Türkiye'deki reform sürecinin sıkı denetim altında tutulmasını tavsiye ediyor.

3. İnsan haklarına yönelik ilerlemede sorunlar çıktığı takdirde müzakerelerin durdurulmasını öngörüyor.

Bunlar Türkiye'ye yönelik bir ayrımcılığın, geleceği kötü sürprizlere açık hale getiren işaretleri midir?

Cehaletin boyutu
Önce Verheugen'nin şu tespitlerini hatırda tutmak lâzım:

"Türkiye'nin etkileyici siyasi ve demokratik reform süreci karşısında 'Biraz daha bekle' diyemezdik. Türkiye'de yaşanan inandırıcı bir süreçtir. Türkiye'ye güvenebiliriz.."

O zaman bu kayıtlar neyin nesi?

Sorun büyük ölçüde Türkiye korkusunu sömüren muhaliflerin Avrupa kamuoylarında yarattığı tedirginliğe çare arama gayretinden doğuyor.

Dün Avrupa Parlamentosu'nda yöneltilen sorular, önyargıların ve Türkiye cehaletinin ürkütücü boyutlarını göstermiştir.

Türkiye'de yasaların çok evliliğe izin verdiğini, ekonominin devlet denetiminde olduğunu zanneden parlamenterler izledik.

Dışardaki algılamalar, Türkiye'deki uygulamalardan daha bile önemli hale gelmiştir.

Taahhüt ne oldu?
17 Aralık zirvesine kadar yoğun bir kamuoyu oluşturma faaliyetine girişilmesi gerekiyor. Hükümetin de, zirveye katılacak liderlere yönelik çalışmaların önem taşıyor.

2002 Kopenhag zirvesinde "Kriterleri yerine getirdiği takdirde Türkiye'yle gecikmeksizin müzakerelere başlanacağı" kararı alınmıştı.

AB zirvesinin kendi iradesiyle ortaya koyduğu taahhüde uymasını istemek artık Türkiye'nin hakkıdır.

Bu arada sıkı denetimle ile ilgili tavsiye alınganlık sebebi yapılmamalıdır. Müzakere bir süreçtir ve hedeflerin kaybolması halinde yaptıtım uygulamak işin doğasında vardır.

Öteki aday ülkeler için de aynı kamçı kullanılmıştır.

Bu tedbir bizim hesabımıza işleyecek bir sigorta olarak görülmelidir. Önümüzde yıllar alacak bir müzakere süreci var. Denetim, AB sürecine iktidarlar üstü bir güvence kazandırmakta yararlı olabilir.

İnanç, sabır ve çaba isteyen yeni bir tarihi döneme girdik. Yolumuz açık olsun..

DİĞER YENİ YAZILAR