Büyüdük farkında mısınız?

Haberin Devamı

Ekonomide rekorlar peş peşe geliyor..

Milli gelirin 1 trilyon lirayı aşması, kişi başına gelirin 10 bin dolar üstüne çıkması, yüzde 8,9 ile Türkiye’nin Avrupa’daki en iyi dünyadaki üçüncü büyümeyi yakalaması gerçekten mutluluk veren bir başarı.

Bundan sonraki hedef başarının kalitesini düşüren aksaklıkları düzeltmek, büyümeyi emanet paralarla değil üretim artışına daha fazla dayandırarak geliştirmek olmalı.

Büyümenin motoru özel sektör yatırımları ve iç tüketim görünüyor. Tercihimiz üretim ve rekabet üstünlüğü yaratan kalite olmalı.

Geçen yıl büyüme rekoru kırdık ama dış ticaret açığı da rekor kırdı. Çünkü talep ithalâta yöneldi.

O kadar ki cam üretiminin lider ülkesi Türkiye dışarı sattığından fazlasını dışardan almış...

Mesela 30 milyon dolarlık çay bardağı ithal etmek gibi yanlışları sürdürecek olursak o çay bardaklarını, efkâr basacağından “Ne olacak bu memleketin hali” diye rakı içmek için kullanırız!

2010’un 79 milyar dolar dış ticaret açığı vermesi, büyümeden kaynaklı mutluluğu sıfırlayacak kadar büyük sorun mudur?

Elbette önemli sorundur ama büyümeyi sıfırlamaz. Dış açık elbet toplumun geleceği için ipotektir.

Ama unutulmamalı ki büyüyen bir ekonominin borcunu ödeme kabiliyeti durağan ve tutucu bir ekonomiden daha yüksektir.

Rahmetli Özal yabancı kredileri ülkenin hakkı olarak görür “Borçtan korkarım, bu parayı istemem” demenin çağın anlayışına uymadığını söylerdi.

Haklı olarak AKP iktidarı şimdi seçime giderken büyümede yakalanan başarının meyvelerini toplamak isteyecektir.

Ekonomik büyüme yaşanan ülkelerde genellikle iktidarlar seçim kaybetmiyorlar.

AKP için bu başarı avantajdır ama garanti değil.

Çünkü seçimin gidişini değiştirecek önemde sorunlarımız bulunduğu gibi ekonominin de gelir bölüşümü adaletsizliğinden kaynaklı açmazları var.

İktidar ekonomiyi büyüttüğü için övünürken kalabalıklar sofralarındaki ekmeğin niçin büyümediğini sorgulayacaktır.

Gelirin adil bölüşülmesi, hele ekonominin büyüdüğü bir ülkede seçmen tercihleri üstünde daha belirleyici olur!

***


Özlü sözler

İktidar yandaşı kalemler Savcı Öz’ü yere göğe koyamıyor.

Ama görevi devralanların olaydan yararlı dersler çıkarması toplumun farklı kesimlerinde yapılan öteki değerlendirmeleri de bilmeyi gerektirir.

İşte dün yaptığım küçük bir derleme:

Savcının sanık lehindeki delilleri göz ardı etmesi başarı ise Zekeriya Öz başarılıdır!

Eğer kitap taslaklarını sildirtmek ve sahip olanları tehdit etmek övgüye değer ise Zekeriya Öz gurur kaynağımızdır!

Gazetecilerin neyle suçlandıklarını bilmeden 3 yıldır hapiste yatıyor olması darbecileri ortaya çıkartmak ise Zekeriye Öz darbeleri ortaya çıkarmış bir kahramandır!

Gelecekte Türkiye’ye AİHM’de en yüksek tazminatları ödettireceği belli olan bir savcı büyük adamsa, Zekeriya Öz tam da bize lâyık bir savcıdır!

DİĞER YENİ YAZILAR