Siyasal nitelikli tüm kararların on ay sonraki yerel seçimleri gözeterek alınacağını biliyorduk.
Ama bu alandaki yoğunlaşma alışılmışın ötesinde gerçekleşiyor. Çünkü iktidar partisi için seçimden bile önemli bir “ölüm-kalım meselesi” var gündemde (kapatma davası) ve bu davanın muhtemel sonuçları olacak:
Yerel seçime ek olarak bir ara seçim veya erken genel seçim...
Başbakan’ın kurguladığı siyaset “düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkma”ya yarayacak kurnazlıklara dayanıyor.
Mesela Beyrut dönüşü beraberindeki gazetecilere, kapatma davası nedeniyle bu yıl Türkiye’ye gelmesini bekledikleri 25 milyar dolarlık küresel sermayenin riske girdiğini söylemiştir.
Kapatma davasının bir an önce sonuçlanmasını niçin istedikleri sorusuna cevap getirirken “Evet, bir an önce bitsin ki Türkiye zarar görmesin, ekonomide sıkıntı yaşanmasın, terörle mücadele etkilenmesin” demiştir.
İki hedefi var bu mesajın. Biri yargıya “Bitirin bu işi, yoksa ülkenin kayıplarından doğacak vebal sizin sırtınıza biner” demek..
Öteki de halkı seçimlere kışkırtarak götürmek.
GAP yeni mi bulundu?
Başbakan’ın uçakta gazetecilere söylediklerini halkın anlayacağı biçimde tercüme ederseniz şu çıkar:
“Dava uzarsa veya kapatma kararı verilirse Türkiye zarar görür, ekonomide sıkıntı yaşanır, terörle mücadele etkilenir!”
Başbakan’ın dün açıkladığı GAP eylem planı aynı nedenle bize pek inandırıcı gelmedi. Erdoğan dört yılda gerçekleşecek bir mucizeden söz ediyor.
Burada 1,8 milyon hektar alan sulanıp tarıma açılacak, kişi başına gelir iki kat artacak, toplam 3,8 milyon kişiye iş olanağı yaratılacakmış...
Güneydoğu’nun ihtiyacını ve potansiyelini iktidar 6 yıl sonra mı gördü? İkinci yıllarında görüp de bugün göç veren değil göç alan, bütün gençleri çalışan, terör sorununu çözmüş bir Güneydoğu yaratmış olsalardı fena mı olurdu?
Züğürtleyince dedesinin Mısır’da bıraktığını küçükken işittiği mirasın hayali ile yaşayan paşa torunları vardır hani; bizim iktidarlar da nefesleri kesilirken hep GAP paketi açarlar. Dileriz bu farklı olur. Çünkü Başbakan’ın kurduğu hayale ortak olmak bile güzel.
Ama korkuyorum ki sayısını unuttuğumuz “Güneydoğu Paketi”lerinin bu sonuncusu, AKP’nin “Önümüzü keserek memlekete bakın neler kaybettirdiler” diye mağduriyet politikası üreteceği bir naylon propagandanın hareket noktası olacaktır.
Zom olmuş bir iktidar
TÜSİAD bu kurnazlığı görmüş ve yıkıcı etkileri olacağını hatırlatarak iktidarı ve kamuoyunu uyarmıştır.
Başkan Arzuhan Doğan Yalçındağ dün, dünyada ekonomik krizin yaygınlaşıp derinleştiği, Türkiye’de makro ekonomik dengelerin bozulma eğilimine girdiği ortamda iktidarın “kabul edilemez” gördükleri karar ve eylemlerini saydı, döktü.
Bütçeden belediyelere 4 milyar YTL aktarılıyor, özelleştirme gelirleri borçları azaltmak dururken kamu yatırımlarına yönlendiriliyor, SSK ve Bağ-Kur prim borçlarına af geliyor, İhale Kanunu değişiyor, faiz dışı fazla oranı düşürülüyor...
TÜSİAD Başkanı “Popülist uygulamalar dönemine geri dönüş işaretleri görüyoruz” dedi.
Milletin iktidara ram olduğu bir gerçek demokrasi yoktur.
Ama yüzde 47 sarhoşluğu ile zom olmuş ve başını derde soktuktan sonra hâlâ ayılmamış iktidarlar bazı demokrasilerde bulunabiliyor. Biz!..
Bütün kozlar fora!
Haberin Devamı

