Buna uyun bari!

Haberin Devamı

Anayasa Mahkemesi yıllar sonra varlığına anlam kazandıran bir karara imza attı.

On yıl tutukluluğun bir hukuk devletinde kabul edilemeyecek kadar uzun bir süre olduğunu belirten yüksek mahkeme kararı dünkü Resmi Gazete’de yayınlandı.

Gerekçeli kararda “tutuklamanın ceza olarak uygulanmasına imkân tanınması” aykırılık olarak tespit ediliyor;

Sonra tutuklama tedbiriyle ulaşılmak istenen hukuki yarar ile kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı arasındaki makul dengenin kişi hakları aleyhine bozulmuş olduğu belirtiliyor.

Ve ardından da şu hüküm cümlesi geliyor:

“10 yıl tutukluluk kabul edilemez!”

Anayasa Mahkemesi kararının tedbirli bir iyimserlikten fazlasını hak ettiği söylenebilir mi? Zor..

Yargı paketlerinin yarattığı düş kırıklıkları unutulmasın.

Gizli bir irade sanki tutuklanıp cezaevine kapatılan insanları bırakmayı istemiyor.

Tutuklamaların yanlışlığını AİHM defalarca gösterdi.

Avrupa mahkemesinin kararları, milli kanunların üstünde geçerli sayılır.

Buna rağmen “uzun tutukluluk” sorunu çözülememiştir.

Kıdemli hukukçular aynı şeyi söylüyorlar:

“Bizim yasalarımız, korunacak bir değer varsa onu korur. Reform adına bir-iki maddenin değişmesi hatta kaldırılması boşluk yaratmaz.”

Çünkü koruyucu maddenin birden fazla yedeği yasalarımızda her zaman mevcuttur.

Aktif hâle geleceği anı beklemektedir!

Sürpriz yaparlar mı?

Ergenekon davasının 5 Ağustos’ta yapılacak karar duruşması kamuoyunu gerdi.

İktidar, muhalif çevrelerin Gezi krizinde elde ettiği tecrübeyi Silivri’de kullanacağı ve bundan siyasi çıkar sağlayacağı endişesi taşıyor.

Dün İstanbul Valisi Mutlu TV’lerden uyarılarını yaptı.

En küçük bir tolerans ifadesi yoktu duruşunda ve söyleminde.

“Mahkemenin kararıdır:

Sanıkların yakınları da dâhil salona hiçbir izleyici alınmayacak;

İzleyicilerin salon dışında toplanmasına da izin verilmeyecek kanunsuz toplantı sayılacaktır.”

Anlayacağınız Vali “boşuna gelmeyin” demektedir.

Ya polis müdürünün, ya garnizon komutanının emir ve talimatlarına bakarak yaşayan bir halk durumuna düşmeyi içimize sindiremeyiz.

Adaleti cezaevi içine kurduğu duruşma salonunda tesis etmeye razı bir mahkemenin kapılarını kamuoyuna açmasını kimse bekleyemezdi.

Ama çağdaş demokrasi yaratıcı insanlar yetiştiriyor.

Pazartesi günü Silivri’de, mahkemenin gidişini, dışarıdakilere izlettiren bir sürpriz fena mı olur?

DİĞER YENİ YAZILAR