Türkiye'ye zarar vermek isteyenler hep aynı şeyi yapıyorlar, Atatürk'le uğraşıyorlar! Seçtikleri hedef isabetlidir. Çünkü Türkiye'yi çağdaş uygarlık yolundan saptırmak, geriye götürmek istiyorsanız, din devleti veya ırka dayalı bir devlet kurmak hayali güdüyorsanız önce Atatürk'e saldırmanız gerekir.
Yıllarca yabancılar, onu içimizdeki hipermetroplardan daha dürüstçe takdir etti. Çünkü bir Fransız edebiyatçının dediği gibi "O yüce bir dağa benzer. Eteğinde yaşayanlar bu yüceliği fark edemezler. Bu dağın azametini kavrayabilmek için ona uzaktan bakmak gerekir.."
Türkiye bugün Avrupa Birliği'nin kapısındadır. Türkiye'yi, halkı Müslüman bir ülke olarak AB üyeliğinin eşiğine taşıyan değişimin ve gelişmenin temeli olan ruh, Atatürk'ün şahsında şimdi saldırılara uğrayabiliyor.
AB Komisyonu'nun dış ilişkilerden sorumlu temsilcisi Chris Patten, Atatürk'e dil uzatan bir konuşma yaptı. Türkiye'nin AB üyeliği "İslâm dünyasına mesaj" olacağı için iyiymiş ama..
Ama'sı ne? Cevabı şu:
İnce hesaplar..
"Burada Atatürk'ün mirası olumsuz hale geliyor. Bir çok olumlu icraatına rağmen Atatürk derin devletin kurucusuydu. Etnik ve dini azınlıkları bölücü olarak gördü. Siyasette askerlere kilit rolü verdi. Bunlar Avrupa fikrine aykırıdır.."
Batıda pişirilip yedirilmeye çalışılan yalan ve yanlış şudur: Laik rejimi ile AB'ye girecek Türkiye İslâm dünyası için cezbedici bir örnek ve mesaj olmayacaktır. İslâmi bir yapı, Türkiye'nin AB'ye alınması ile verilecek mesajı güçlendirebilir..
Bu sivri zekâlı stratejistler, AKP'nin iktidarda olmasının bu telkinlere Türkiye'de destekleyici bir zemin sağlayabileceği hesabını yapıyorlar. Ama bunu yaparken, laiklik devrimi yapmadan demokrasiye ulaşmış bir tek Müslüman toplum bulunmadığı gerçeğine sırtlarını dönüyorlar.
Atatürk'e dil uzatırken, bilime ihanet pahasına, onu yaşadığı çağın koşullarından soyutlama kasıtlı suçunu işliyorlar.
Namus borcu..
Atatürk bir Müslüman toplumda yüz yılda yapılamayacak işleri on yılda gerçekleştirirken Avrupa'nın yarısına Hitler, Mussolini ve Stalin gibi kanlı diktatörler hükmediyorlardı. Avrupa, etnik ve dini azınlıkların kıyımına uğrarken Atatürk "Ne mutlu Türküm diyene" sözü ile vatandaşlık ruhu taşıyan her insanı onurlandırıyordu.
Faşizmin her türü dünyayı kara bir bulut gibi kaplarken o, çok partili sisteme geçişin denemelerini yapıyordu. Bilmiyorlar mı?
AKP iktidarı, Atatürk'ü herhangi bir menfaate feda etme yanlışına asla düşmemelidir. İktidar mensupları, Atatürk'e dil uzatanların Türkiye dostu olamayacaklarını, Türkiye'yi yücelten değerleri ve onları sembolleştiren tarihi kişiliği vurmak amacıyla tuzak kurduklarını görmek zorundadırlar.
Hükümet, bu ülkede bu tuzaklara düşecek inkarcı ve ahmaklar bulunmadığını Chris Patten'in konuşmasına tepki olarak açıklarsa yalnız milletin değil dünyanın da takdirini alır.
Buna susmayın!
Türkiye'ye zarar vermek isteyenler hep aynı şeyi yapıyorlar, Atatürk'le uğraşıyorlar! Seçtikleri hedef isabetlidir
Haberin Devamı

