Bugün test var

Haberin Devamı

Demirel “Fırat’ın kenarında kaybolan koyun benden sorulur” derdi. Doğrudur, siyaset sorumluluk mesleği...
Emekçilerin bayramı bu güzel bahar gününde çiçeklerle taçlanarak sevgiyle, dayanışma içinde kutlanabilirdi.
Yazık ki öyle olmayacak; İstanbul’a çöken terör havası bugün daha ağırlaşacak, yüreğimiz ağzımızda, TV ekranlarının karşısında felâket haberi duymaktan korkan çaresizler olarak hepimizi eve hapsedecek.
Niçin? Başbakan’ın kontrol edemediği asabiyeti yüzünden!
Provokasyon ihbarları ve güvenlik kaygıları Türk-İş’i Taksim ısrarından vazgeçirdiği gibi DİSK ile KESK’i de ikna edebilirdi. Ama Başbakan’ın “Ayaklar baş olursa kıyamet kopar” sözü köprüleri atmıştır.
Başbakan, ideolojik rövanş duygusu ile Taksim’de ısrar edenlere “Onurumuzu korumak için boyun eğmeyeceğiz” deme fırsatı vermiştir.
Başbakan’ın faturasını bugün milletçe ödeyeceğiz. Acaba “gaf” nitelemesi doğru bir tespit mi?
Başbakanlıkları dönemlerde Yıldırım Akbulut ile Tansu Çiller’in çok gaflar yaptığını hatırlıyoruz. Ama onlarınki ağızlarından kaçmış sözlerdi çoğunlukla.
Tayyip Erdoğan’ınkiler öyle mi, şüpheli...
Çünkü o, şehitler verdiğimiz bir dönemde “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diye unutulmaz bir kara vecize (!) yumurtlamış, şehitlere kelle, bebek katiline sayın diyebilmişti.
Geçen gün işçiye “ayak takımı” diyen Başbakan, çiftçiye de “Al ananı git” dememiş miydi?
Bunlar belki seçilmiş sözlerdir ve gerçek Tayyip Erdoğan, devirdiği bu koca çamlarla kendisini tarif etmektedir.
Karşımızda, seçim zamanı “taban” diye yücelttiği kitleyi, istediğini aldıktan sonra “ayak” diye aşağılayabilen bir karakter durmaktadır!
Dileğimiz ve duamız, bugün ödeyeceğimiz bedelin korku duymak ve kendimizi eve hapsetmekle sınırlı kalmasıdır.
Kötü şöyler olursa, yani kıyamet yaşarsak bir kez daha anlayacağız ki...
Sadece emek dünyasında değil ülkenin yönetiminde de ayaklar baş olmuştur!

Doğrucu Davut

Kaynakları dağıtma tercihlerinde bu iktidar çok ayrımcı davranıyor.
Başbakan’ın 1 Mayıs nedeniyle dışa vurduğu “ayaklar baş olursa kıyamet kopar” anlayışı her alana damgasını vuruyor.
AKP iktidarı devlet olanaklarını dağıtırken daima yandaşlarını kayırıyor. Ama onlar arasında bile eşitlik sağlamıyor.
Çünkü AKP kitlesi de “ayak takımı” ve “baş tacı” diye ikiye ayrılıyor.
Ayak takımına gıda torbaları ile kömür çuvalları gidiyor, “baş” sayılanlara ihaleler ve ballı krediler veriliyor.
Mesela Sanayi ve Ticaret Bakanı Çağlayan 2 bin KOBİ’ye (küçük ve orta boy işletme) toplam 150 milyon YTL kredi vereceklerini müjdeledi.
2 bin işletmeye 150 milyon YTL, tek başına Çalık’a 750 milyon dolar..
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin adaletine bakar mısınız?
Ekonominin pulları dökülmeye başladı.
Dün Merkez Bankası Başkanı Yılmaz “İki yıl üst üste enflasyon hedefini tutturamayan bir Merkez Bankası’yız. Kredibilite açığımız var” dedi.
“Madem öyle istifa et” denir böyle bir itirafa ama yapamayız.
Merkez Bankası’nın başında şu an hiç değilse doğrulardan halkı haberdar etmeyi meslek namusu sayan birisi var. Giderse onu da kaybederiz.
Başbakan’ın masallarını dengeleyen bu Doğrucu Davut’u korumakta kamu yararı vardır!

DİĞER YENİ YAZILAR