Yasaların meclisten çıkmadan önce kamuoyunda tartışılması demokrasileri baskı rejimlerinden ayıran en önemli fark. Bu sayede daha çağdaş, katılımcı ve etkin hukuk belgeleri çıkıyor ortaya. Yolsuzlukla Mücadele Kanunu Tasarısı meclis komisyonlarında ve toplum gündeminde enine boyuna tartışılıyor.
Öncelikle tasarının, yolsuzluklara karşı geleceğe dönük güvenceler getirip getirmediğine bakmak gerekiyor. Geçmişimiz, iyi bir yasa hazırlamak için lâzım olan ibreti bize fazlasıyla kazandırmıştır.
Yasa, organize biçimde işlenen 22 tür yolsuzluk suçunun takibi, yargılanması ve infazında önemli yenilikler getiriyor. Meselâ... Suç işleyen memurlar, yasalann sağladığı koruma zırhından yararlanamayacaklar; Savcılar bu suçları takipte ajan bile kullanabilecek ve yargılamalar özel ihtisas mahkemelerince yapılacak;
Suç ortaklarının yakalanmasını sağlayan sanıklar ceza indirimi elde edecek;
Suçun ortaya çıkmasına yardımcı olanlar ödül alacakları gibi özel koruma programından yararlanacaklar;
Yolsuzluk suçu işleyenler, kurum veya kişiye verdikleri zararı geri ödemeyi kabul ederse cezaları üçte birden yarıya kadar inecek..
Üzüm yeme mantığı
Yasa geleceğe dönük yapısı ile desteğe lâyıktır. Çünkü sanıkla uzlaşma aramak, Batılı ülkelerde de usul hukukunun önemli bir unsuru haline geldi. Savcılar katillerle ve büyük mali suçlar işlemiş kişilerle bile adaleti hızlandırıp etkinleştirmek ve kamunun kayıplarını gidermek için pazarlık yapabiliyor.
Geriye kalıyor yasanın eskiden işlenmiş suçlara ilişkin geçici maddeleri..
Yeni başlangıçlar, toplum vicdanını rahatsız etmeyen uzlaşmalarla geçmişi tasfiye ettiği zaman daha başarılı oluyor.
Tasarı bu amaçla, bankacılık suçlarından doğmuş kamu zararlannın giderilmesini de sağlayacak biçimde, sanık ve hükümlülere "öde kurtul" kolaylığı getiriyor.
Siyasetin toplumdaki öfkeyi tatmin etme ihtiyacı ile yirmi kadar bankaya el koyduğu bir dönem yaşadık. O gün yapılan bazı yanlışlar şimdi yargı kararlarıyla ortaya çıkıyor. Kamu zararı olan haksız kazancın faizi de eklenerek geri ödenmesi şartıyla suçlananlara fırsat sunulması çok görülmemeli.
Şu eksik de olmasa
"Ekonomik suça ekonomik ceza" kavramının savunulduğu bir çağda, devleti milyarlarca dolarlık zarar ve alacağını tahsil etme imkânından yoksun etmek pahasına "asalım keselim" edebiyatı yapmak olsa olsa popülist bir sömürüdür.
Yasa geçerse, "kayıp trilyon" davasından hüküm giyen Erbakan da parayı geri ödemek koşulu ile kurtulacak. Bu doğru..
Ama Necmettin Erbakan zaten şu anda cezaevinde yatmıyor. Tasarı reddedilirse bir yıl sonra hapse atılacak.
AKP'nin yerinde başka bir iktidar olsa seneye 81 yaşına girecek olan eski başbakanı cezaevine koyabilecek mi?
Bizce bu yasanın tek büyük eksiği, milletvekili dokunulmazlığını daraltan reformdan yoksun oluşudur.
Keşke o eksik de tamamlansa ve yolsuzlukla mücadele topal başlamasa!
Bu yasa çıksın
Yasaların meclisten çıkmadan önce kamuoyunda tartışılması demokrasileri baskı rejimlerinden ayıran en önemli fark. Bu sayede daha çağdaş, katılımcı ve etkin hukuk belgeleri çıkıyor ortaya
Haberin Devamı

