Bu utanç ders olmalı!

ÜIkenin terör tehlikesine sürüklenmesinin altında dış politika yanlışlarının yattığı doğru mu?

Haberin Devamı

ÜIkenin terör tehlikesine sürüklenmesinin altında dış politika yanlışlarının yattığı doğru mu?

CHP lideri öyle olduğunu söylüyor ve bizce gerçeği seslendiriyor.

Dünkü grup toplantısında Baykal, Başbakan'ın danışmanı Cüneyt Zapsu'nun Amerika'da yarattığı skandalı gündeme getirdi ve iyi bir iş yaptı.

Çünkü o rezalet siyaset gündeminde yeteri kadar irdelenmemiştir. Türk devletine ve millete hakaret oluşturan gafın yaratıcısı, kendinden sonrakilere ibret olacak biçimde eleştirilmemiştir.

Hatırlayacağınız gibi, ABD yönetiminde AKP iktidarına karşı bir süredir yükselmekte olan güvensizliği gidermeye yönelik temaslarda bulunmak üzere Başbakan'ın danışmanı Zapsu Amerika'ya gitmişti.

Bu güven tazeleme seferinin fikri kime aitti?

Zapsu orada Bush yönetimine yakın kişilerin bulunduğu bir ortamda, Başbakan adına geldiğini belirterek hem merak edilen soruyu cevaplamış hem medyaya haber de olan şu sözleri sarf etmiştir:

"Bir 6-7 yıl daha görevdeyiz. Başbakan beni meseleleri aydınlığa kavuşturmak için gönderdi. Bu adamdan (Başbakan demek istiyor) yararlanmayı bilmelisiniz. Devirmeye çalışmak yerine, delikten aşağı süpürmek yerine onu kullanın!"

Kimin danışmanı?
Bu konuşmayı Deniz Baykal haklı olarak "Irak'ta giydirilen çuvaldan daha ağır bir çuvalın Türk Milleti'ne giydirilmek istenmesi" diye niteliyor.

Başbakan'ı pazarlamaya giden başdanışmanın Amerika'da "Türkiye'yi satıverdiğini" söylüyor.

Gerçekten de Başbakan ne demek istediğini başdanışmanından sormalı ve millete hesabını vermelidir. Çünkü bu utanç verici sözler nedeniyle rencide olan milletin muhatabı Zapsu değil, doğrudan Başbakandır.

Olan bitenden habersiz biri dinlese, Cüneyt Zapsu'nun Pentagon danışmanı olduğunu düşünür ama T. C. Başbakanı'nın danışmanı olduğuna asla ihtimal vermezdi.

AKP'nin, devleti baştan aşağı kendine yabancı gören ve o nedenle tüm kadrolarını ve geleneğini değiştirmeye uğraşan hastalıklı icraatının sebep olduğu kazalar sıklaşmaya başladı.

Yalnız kendilerine zarar verseler iyi ama öyle olmuyor.

Cumhuriyet hükümetinde, imparatorluk mirasını da komplekssiz sahiplenmiş, birikim sahibi, güvenilir kurumların başında Dışişleri Bakanlığı gelir. Ama Başbakan, dış politika ihtiyaçları için bile partili danışmanlarını kullanıyor.

Buna hakkı olduğunu düşünüyor olabilir.

Acaba uğradığı bu hakarete rağmen hâlâ aynı fikirde mi; hiç değilse bunu bilmeye hakkımız var.

DİĞER YENİ YAZILAR