Bu tablo Türk’ü mutlu eder mi?

Avrupa Birliği’nin istatistik ofisi Eurostat’ın bulguları sağlık raporunu andırıyor. Ve Türkiye’nin sağlıklı olmadığını gösteriyor. AB üyeliğimize karşı niçin muhalefet var; cevap bu raporda. Çünkü bulgular korkutucu

Haberin Devamı

Avrupa Birliği’nin istatistik ofisi Eurostat’ın bulguları sağlık raporunu andırıyor.

Ve Türkiye’nin sağlıklı olmadığını gösteriyor.

AB üyeliğimize karşı niçin muhalefet var; cevap bu raporda. Çünkü bulgular korkutucu.

Eurostat Avrupa ülkelerinin MR’larını çekmiş. Türkiye “En’ler ülkesi” çıkmış.

Dış Haberler editörü arkadaşımız bu haberin içeriğini dünkü birinci sayfa toplantısına sunduktan sonra masaya eziklik hissi yansıtan tuhaf bir sessizlik çöktü.

Kamçı etkisi
Çünkü Türkiye doğum oranı en yüksek ülke idi.

Ortalama yaşam süresi en düşük ülke de Türkiye idi. Keşke bu kadarla bitse ama değil... Çocuk ölümlerinde de birinci sırayı biz almıştık.

Eğitime en geç başlayan, en erken terk eden ve orta öğretimi görmüş gençlerin en düşük olduğu ülke de Türkiye idi.

Ortaya çıkan yenilgi tablosunu hazmetmekte hepimiz sıkıntı çekiyorduk.

Sessizliği, Atatürk’ün o ünlü sözünü ironik bir tonda, toplumsal eleştiri olarak seslendiren bir arkadaşımız bozdu:

“Ne mutlu Türküm diyene...”

Ve tahmin edeceğiniz gibi bunu uzun bir tartışma izledi. Son aylarda yükselen milliyetçi hassasiyetin ters değerlendirmelere sebep olabileceği de dikkate alındı.

Fakat sonuçta Atatürk’ün bu sözünü, Türkiye’ye yakıştırmadığımız tabloyu düzeltecek yüceltici ruhu ayağa kaldırmak için kullanmaktan vazgeçmemeye karar verdik.

Atatürk o sözü, yıkılmış bir imparatorluktan geriye kalmış çeşitli kökenlere mensup bir avuç insanı uluslaştırmak için söylemiştir. Ayrıca o insanlar, kendilerinden misliyle güçlü düşmanlar karşısında yarattıkları Kurtuluş mucizesiyle o övgüyü de hak etmişlerdir.

Ama Atatürk’ün o sözünde geleceği kucaklayan mesaj da vardır. 2007 yılında böyle bir sağlık raporu almış Türkiye’den herhalde o da mutlu olmazdı. Çünkü onun hedefi çağdaş uygarlıktı.

Eurostat raporu bu hedefin çok uzağında olduğumuzu gösteriyor.

Mutlu olabilmek
Övünmeyi hak etmek ve Türküm derken mutluluk duymak istiyorsak, o rapor aynı zamanda bir reçete, bir programdır.

Türkiye’ye yapışmış “en”leri tersine çevirmek için ne mümkünse yapmak zorundayız. Kendimizi kandıramayız.

Atatürk’ün ünlü sözlerini alaycı bir eleştiri olarak kullanmak, onun da özlemi olan hedeflere ulaşmak yolunda işe yarayacaksa niye sakınalım?

Yıllar önce galiba Almanya Başbakanı Schröder, tanıdığı Türklerde tevazu eksiği gördüğünü söylemişti. Ben de cevap yazmıştım:

Peki öyleyse... İki Türk dünyaya bedeldir!

Atatürk’ün sözlerinden ilham almak iyidir. Zinde tutar, yaratıcı yapar.

DİĞER YENİ YAZILAR