Partisinin kampında konuşurken Başbakan’ın ağzından bal damlıyordu dün.
Hayatımıza demokratik kültür kazandırma özlemini seslendiren sözlerin muhalefetin rolünü çalma onun alanını daraltma kastı taşıyor olabilir mi? Mümkündür.
Ama kayda geçtiği için ve iktidarı bağlayacağı için yine de kazanç hanesine yazılabilir.
“Yaşam haklarını kısıtlayarak uzlaşma olmaz;
Baskıları muhafaza ederek uzlaşma olmaz;
Kendi yaşam tarzınızı herkese dayatıyorsanız burada uzlaşma olmaz..”
Demokratik kültüre işte böylesi sağlam ilkeler ve hedefler temel oluşturabilir.
Ama Başbakan gerçekçi bir değerlendirme yaptığında bu sözlerin kendisini ve iktidarını tarif ettiğini söyleyemez.
Bu sözler durum tespiti değildir. Keşke önümüzdeki geleceği tarif ve taahhüt eden ilkeler bunlar olsa.
“Gazeteciler için dünyanın en büyük açık cezaevi” diye tarif edilen Türkiye size hak ve özgürlükler açısından ümit veriyor mu?
Demokrasinin varlığı laiklik güvencesine bağlıdır.
Laiklik de demokrasi kültüründen beslenip güç alan bir değerdir.
Meclisteki tarihi toplantı biter bitmez yargıç ve savcılarla askerler ve polislere de türban serbestisi için harekete geçen zihniyete güven duyulabilir mi?
Belli ki oy getirdiği sürece din istismarı bitmeyecektir.
Dini inancını kılık kıyafeti ile gösteren insanlar tarafsız davransalar bile hizmet ettiği vatandaş üstünde şüphe uyandıracaktır.
Dini gruplar kamu kuruluşlarındaki personeli örtünmeye razı etmek için “her imkânı” kullanacaktır.
Sözünü tutan bir Başbakan’a çok ihtiyacımız var.
İnşallah çok beklemeyiz!
Hariciye’ye ne oldu?
Çok doğru; demokratik ülkelerde politikaları bir kişi değil, kadrolar yapar.
Yakın zamana kadar Türk hariciyesi de bu geleneğin örnek uygulayıcısı durumundaydı.
Davutoğlu’nun gelmesinden sonra durum değişti.
Ve işler kötüye gitmeye başladı.
Uluslararası ilişkiler uzmanı olan AKP milletvekili Prof. İdris Bal’ın dün VATAN’dan Deniz Güçer’e söyledikleri cesur ve gerçekçi saptamalardır.
Tek başına bakan Davutoğlu’ndan kaynaklanan yeni siyaset tarzı kimliğimizi ve rolümüzü erozyona uğratmıştır.
Prof. Bal’a kulak versinler:
“Radikalleşme normalleşmeye dönüşmeli. Çünkü radikallik kaybettirir. Biz bir eli Doğu’da, bir eli Batı’da olan bir vizyonla başarılı olabiliriz. Amerika, İsrail ve Batı karşıtı olarak başaramayız!”
Bu sözler tutulmalı
Haberin Devamı

