Seçime giden yolun son virajı dönüldü. Adaylar açıklandı. Artık hedef sandık...
Milletvekili listelerinin doğru tahlili, partilerin kimlik ve tercihlerinde değişim olacaksa bunu erken fark etmek bakımından önemlidir. Ama bunun için biraz beklemek gerekecek.
Başbakan Erdoğan hedefini Cumhuriyet’in yüzüncü yılına kadar iktidar olarak ilân etti.
Yeni Türkiye Projesi adı verilen iddialı hedefin parti örgütünü motive edeceğini düşünüyor.
Gemisini iyi yöneten bir kaptan olduğu inkâr edilemez. Mesela aday listelerinin açıklandığı gün partilerin en zayıf, en kırılgan dönemleridir.
Örgütlerden gelebilecek itirazların kırıp dökücü bir çizgiye taşmasını önleme çabasını dün sadece AKP’de gördük.
Erdoğan küsmesi ihtimali olanlara, önlerindeki uzun yolculukta mutlaka fırsatlar doğacağını anlatarak, ustalık dönemi yaşayan bir siyasetçi olduğunu gösterdi.
CHP iktidar istiyor
AKP’nin 190 milletvekili aday listelerinde yer almıyor.
CHP’deki kadro değişimi oran olarak AKP’den de yüksek. 101 CHP milletvekilinden 71’i listeye giremedi. Bu durum yeni dönemde topyekûn değişmiş, büyük ihtimalle de milletvekili sayısı epey artmış bir ana muhalefet partisini işaret ediyor.
Kemal Kılıçdaroğlu, liderliğini cesaret göstererek kanıtlamış, parti içi muhalefeti tasfiye etmiştir.
Tek başına bırakıldığı bahanesine dayalı olarak üretilen tahriklerin tuzağına Deniz Baykal herhalde düşmeyecektir.
CHP’nin siyasi yelpazenin solunda rakibi olmadığını görmenin rahatlığı ile merkez sağdan olabildiğince oy almak isteği fark ediliyor.
Sonsuza kadar ana muhalefette kalmaya kendini mahkûm etmek istemeyeceğine göre CHP’nin bu açılımına hak vermek yerinde olur.
Başbakan Erdoğan’ın dünkü basın toplantısında anlattıkları listelere parti görüşü ile çatışma çıkaracak kimselerin sızmasını önleyecek her tedbirin alınmış olduğunu düşündürüyordu.
Demokrasi cinayeti
Seçimden sonra yeni bir inşa dönemi tasarlanıyor. Yeni anayasa, Kürt sorunu ile ilgili kuluçka döneminin tamamlanması, başkanlık sistemine geçiş hayallerinin eyleme konulması... Gergin ve gürültülü günler bizi bekliyor.
AKP’nin disiplinli bir grup oluşturmak yolundaki tercihine acaba bu sebeple mi anlayış göstermemiz gerekir?
Bunu bilmiyoruz. Ama belli ki iktidar ve ana muhalefet birbirlerine karşı keskinleşecek. MHP ve BDP bu gidişi öngörerek tedbir geliştirmiş olabilirler.
MHP lideri Bahçeli parti içi barış adına rakiplerini aday listelerine koymuş, bağımsız adaylarla seçime giren BDP de çoğulcu davranmaya özen göstermiştir.
Sözü bitirirken iki büyük ve temel yanlışı söylemeliyiz:
Yüzde 10 seçim barajı bir demokrasi cinayetidir.
Partili seçmenin belirleme hakkına sahip olduğu adayları liderlerin seçmesi de ikinci cinayettir.
12 Haziran, böyle seçimlerin inşallah sonuncusu olur!
Bu son olsun!
Haberin Devamı

