Vatandaşların vergilerini dürüstçe ödemelerini sağlamak için devlet seyirci değil eylemci olmak zorundadır.
Doğru.. Bunun için ne yapmak lazım, belirlemek ve uygulamak önemli. Ama asla yapılmaması gereken hatalardan sakınmak belki daha bile önemli.
Çünkü Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olma riski vardır.
Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu, bankalarda 50 milyar liranın üstünde parası olan mudilerin hesap hareketlerini değerlendirmeye almış. 476 bin hesapla ilgili bilgiler mart ayında toplanmış, kurul bunlardan 6 bininin incelemeye ve takibe alınmasına karar vermiş.
Şimdi bu hesaplardaki para hareketleri üç ayda bir bakanlığa aktarılacak. Sonra? Onu Allah bilir!
Servet beyanı da, "Nereden Buldun Kanunu" da yıllar önce kalktı. Maliye Bakanlığı'nın yaptığı olsa olsa mükelleflerin beyan dışı gelirlerini aramaya yönelik bir çapraz kontrol eylemidir.
Her zaman yapılan bu kontrolün, tüm banka hesaplarını kapsayacak biçimde genişletilmesi, kaş yaparken göz çıkarma yanlışı doğuracaktır.
Kazanca ve zenginliğe dost olmayan bir yönetim algılaması her zaman parayı tedirgin eder. Böyle durumlarda paranın ya yastık altına girdiğini veya yurt dışına kaçtığını öğrenmek için yeni bir denemeye mi ihtiyacımız var?
Türkiye'ye yabancı sermaye çekmeye çalışan iktidar, kendi vatandaşının tasarruflarını sistemden kaçırma riski taşıyan bu abartılı incelemeyi durdurmalıdır.
Hırsız var diye namuslu vatandaşa şüpheli muamelesi yapmak yok artık bugünün devlet anlayışında!
Sakat bir iktidar anlayışı
Başbakan, Barolar Birliği'ne "CHP'nin arka bahçesi" dedi..
Bu söz bir eleştiri olamaz, ancak kavgada küfür yerine söylenebilir!
İktidarı yargı bağımsızlığını zedeleyen eylemler içinde görüyorsa, uyarmak Barolar Birliği'nin görevi hatta varlık nedenidir.
Üstelik de Barolar Birliği bu çıkışını aynı teşhisi peş peşe topluma duyuran yüksek yargı organlarını desteklemek adına yapmıştır, CHP için değil..
Bu durumda Başbakan,yüksek yargı organlarını hangi bahçeye koyacak?
Bahçeyi geniş tutsun çünkü yargı kurumlarının endişelerini Cumhurbaşkanı da paylaşmıştır. Sezer, Adalet Bakanlığı'na hakim sınavı yapma yetkisi veren yasayı veto etmiş, bu sınavın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca yapılmasını tavsiye etmiştir.
AKP iktidar anlayışını değiştirmelidir artık. Millet ona iktidarı verdi. Çoğulcu sistemde iktidar, devletin tek sahibi değil ortağıdır.
AKP bağımsız kurum ve kurulları ele geçirme huyundan vazgeçmeli!
Bu silâh teper!
Vatandaşların vergilerini dürüstçe ödemelerini sağlamak için devlet seyirci değil eylemci olmak zorundadır
Haberin Devamı

