Kamuoyu araştırmalarındaki son bulgular AKP’nin İstanbul’da sorun yaşamaya başladığını gösteriyordu.
Hatta Başbakan’ın bayram tatilini bu nedenle İstanbul’da geçirmeye karar verdiği söyleniyordu.
Önceki gece Bağcılar’da yaşanan tuhaf olay İstanbul’daki oy dengesini değiştirmeye yönelik çabaların “devlet parası ile oy satın alma” yöntemi ile desteklendiği şüphesini uyandırdı.
Bağcılar Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın yoksul vatandaşlara 200’er lira dağıttığı haberi duyulunca büyük bir kalabalık kaymakamlık binası önünde birikti.
Öyle ki düzeni korumak için polis desteği talep edildi.
Para dağıtımı, CHP ve MHP yöneticilerinin olayı protesto amacıyla kaymakamlık binasına gittikleri geç vakitlere kadar devam etti.
Yetkililer, muhtarların listesini verdikleri muhtaç kişilere yardım yapıldığını, eylemin siyasi bir niteliği olmadığını savundular.
YSK güven veriyor mu?
Referanduma üç gün kala dağıtılan bu paralarla Evet oyu satın alınmadığı, sadece “Allah için” yoksullara yardım edildiği iddiasına, herhalde bu savunmayı yapanların eş ve çocukları bile inanmaz.
Önceki örnekleri hatırlayarak bu paraları alanların ne tür bir borç altına girdiklerini bildikleri şüphe götürmüyor.
“Evet”e mühür basacakları konusunda her birinden yemin destekli söz alındığını tahmin etmek zor değildir.
Bir nebze bağımsız akıl ve vicdan taşıyan her fani bu paraların ne amaçla dağıtıldığını tahmin edebilir.
Demokrasinin temeli ahlâktır. Bu eylem demokrasiye hançer saplamaktır. Demokratik toplumlar, insanların çaresizliğini sömürenlere “aferin” demezler, oy ikram etmezler, ceza verirler.
Devlet parasıyla oy satın almayı düşünenler de bunu bildikleri için böyle ahlâksızlıklardan sakınırlar. Yargı görmese bile özgür medyaya yakalanacaklarını bilerek maceraya atılmazlar.
Ama medya ya satın alınarak ya korkutularak susturulmuştur. Bütün yükü omuzlayan Yüksek Seçim Kurulu’na güvenebilir miyiz?
Bu kampanyada demokrasi tarihinin en eşitsiz yarışını “gık” çıkarmadan seyreden bu kurum, oy satın almak için kullanılan 200 liraları korkarız ki rüşvet saymayacak, ibadet yerine koyup “Allah kabul etsin” diye karşılayacaktır.
Pazara sahiller haram
Acaba YSK, oyların para ile satın alınabildiği bir ahlâk zemininde, seçimi kazanmak için hileye de rahatlıkla başvurulabileceği gerçeğine karşı hazırlıklı mıdır?
Dileriz hazırdır. Ama durum pişmanlık kaldırmayacak kadar önemlidir. Baştan beri uyardığımız şekilde bütün partiler sandıklara sahip çıkmalı, partilerin sandık görevlileri, boş olduğunu gördükleri sandıklara oy verme işleminin başladığı dakikadan, sandıkların açılarak oyların sayıldığı, raporun yazıldığı ve oy dökümlerinin ilçe seçim kurullarına teslim edildiği ana kadar bir dakika bile dikkatlerini dağıtmamak mecburiyetinde olduklarını hiç unutmamalıdırlar.
Partiler mahalle mahalle, ilçe ilçe, il il kendi görevlilerinden gelen sandık kurulu raporlarına dayanarak kendi sayım merkezlerini çalıştırmalıdırlar.
Seçimde hile yapıldığından şüphe duymak, yalnız hile yapanın değil, seyredenlerin de suçudur.
Hele bizimki gibi tarihi önemde bir referandumda daha da affedilmez bir suçtur.
Unutmayalım; Pazar günü “hile yapıldı” diye bağırmanın hiçbir değeri yoktur.
Tehlike içindeki geleceğimizin çağrısını duymazlıktan gelerek deniz kenarında bir gün daha geçirmek isteyenlerin de öbür dünyada yatacak yeri olmayacaktır!
Bu ne parası?
Haberin Devamı

