Türkiye’deki bunalımlar insan kusuru mu, doğal afet mi?
Başbakan kafaları karıştırıyor.
Kapatma davası açıldıktan sonra moda oldu: Parti örgütünün taşıdığı taraftarlara havaalanlarında Başbakan hitabet sanatından tadımlık sunuşlar yapıyor.
Dün İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda toplanan partililere şunu dedi:
“Bugüne kadar gerilimlerin tarafı olmadık, yine tarafı değiliz. Germek isteyenlere iltifat etmeyeceğiz.”
Gerilimin iki tarafı olur.
Devletin kurumlarını ve cumhuriyete bağlı yığınları tedirgin eden sebepleri, üniversitelerde türban dayatması ile başlayıp rejimi savunmasız kılacak Anayasa değişikliklerine gitmek suretiyle AKP iktidarı üretmedi mi?
Hakkında kapatılma istemiyle dava açılmış bir iktidar partisinin, meclisteki sayısal gücünü mahkemeden kaçmak için kullanmaya çalışması, “gerilimlerin tarafı olmadık” iddiasını komik hale getirmiyor mu?
Başbakan hitabet sanatına yeni açılımlar kazandırıyor ise inandırıcı olma çabasını her kaygının önünde tutmalıdır.
Meselâ Yunus Emre’nin “Yaratılanı severim yaradandan ötürü” sözünü çok kullanarak ve eylemlerine o sözün ruhunu yansıtmayarak eskitti. TV’den duydum, dün Manisa’da yine tekrarladı.
Başbakan, siyasi görüşüne ve çıkarına ters gelen herkesi mahkeme, rektör, dekan demeden azarlıyor. Bu nasıl sevmek?
Başsavcı’ya reva görülen saldırı ve hakaretler sade vatandaşları bile isyan ettirmişken hukuk fakültelerinin dekanları elbette sessiz kalmayacaklardı.
Bildiri yayınlayarak görevlerini yaptılar ama Başbakan “İş dekanlara mı düştü?” diye tepki gösterdi. Hukuk fakülteleri dekanlarına değilse kime düşmeliydi bu iş;
Çarşamba Kadısı’na mı?
Başbakan’ın icraatı, Yunus’un sözündeki anlamı değiştirdi, çarpıttı.
Sanki Erdoğan yaradana saygısı, korkusu olmasa yaratılanı sevmeyecek.
İcraatı o güzel sözü şu anlama sürüklüyor:
AKP’liyi severim AKP’den ötürü!
Başbakan ya Yunus’un sözüne eylemleriyle sahip çıksın ya da kullanmaktan vazgeçsin!
Vah çocuklarımız
Risale-i Nur Enstitüsü’nün Bolu’daki konferansı kutsal mesleklerin ne kadar sorumsuz ellere geçtiğini gösteriyor.
Konferansa Said Nursi’nin bir öğrencisi de katılmış ve elini öpmek isteyenler izdiham yaratmış. Asıl tuhafı kuyruğa girenlerden birinin İl Milli Eğitim Müdürü oluşu...
Çocuklar ülkenin geleceğidir. O gelecek hangi kafaların elinde inşa ediliyor, görün!
“AKP’nin 5 yıllık iktidarında ne değişti ki?” diye soranların vicdan taşıyanlarını sadece bu örnek bile utanç ve pişmanlıktan yerin dibine sokmaya yeter!
Geçen hafta da Hereke’de bir grup öğrenci okuldaki Atatürk büstünü kaidesinden sökerek bayrağı direkten indirmişti.
Büst dere kenarında bulundu, 14-17 yaşlarında 8 öğrenci gözaltına alındı.
Jandarma o çocukları fişleyip üzmemeli.
Çocuklar tarla gibidir, ektiğinizi biçersiniz.
Çare onları Atatürk düşmanlığına tutsak örümcek kafaların rehininden kurtarmaktır!

