Yolsuzluklarla mücadeleyi göze alamayan bir toplum Frankeştayn gibi canavarını kendi yaratıp büyütüyor..
Türkiye yıllardan beri dokunulmazlıkları konuşuyor ama bu imtiyazdan yararlanan siyasetçileri, bürokratlan zırhlarından arındıramıyor. Sonra da isyan ediyor:
Nereden çıktı bu mafya?
Mafya, yolsuzluğun bir kültür, haraç ve rüşvetin yan resmi vergi halini aldığı toplumlarda üreyen yasa dışı bir güçtür.
Yolsuzlukların yarattığı para hareketi, yasa dışı bir piyasa yaratır. Bu kara para dünyasında kimi vaat ettiği rüşveti ödemez, kimi rüşveti alır ama vaadini yerine getirmez. Ve bu ihtilâflar için kimse mahkemeye gidemez.
Mafya, işte bu piyasanın kurallarını koyan ve çalıştıran güçtür!
Yöntem yanlışı
Türkiye'nin büyük yanlışı bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle savaşmak oldu.
Bataklığı asıl siyaset ve bürokrasi bağlantıları besliyor. Bu bağlantıların dokunulmazlık zırhı ile korunması, organize suç örgütleriyle ilgili davalann "işte adalet" dedirtecek biçimde yürütülüp sonuçlandırılmasına ve suç örgütlerinin çökertilmesine engel oluyor.
Bu durum halkın devlete olan güvenini sarstığı ölçüde mafyanın etki ve egemenlik alanlarını genişletiyor.
Türkiye AB'den müzakere tarihi aldıktan sonra yabancı yatırımlarda patlama bekliyor.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in dediği gibi, devlet otoritesinin egemen olmadığı bir ülkeye hangi yabancı para yatırır?
Adalet Bakanı Çiçek dün, Sedat Peker ve adamlarının önce serbest bırakılıp sonra yedisi hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkarılmasının kamuoyunda yarattığı olumsuzluklar ve çözüm yolları konusunda VATAN'a önemli açıklamalar yaptı.
Dokunulmazlık
Çiçek'in şu uyarısı önemlidir:
Yolsuzlukla ve organize suçla mücadele, topyekûn bir uyanış ve irade gerektiriyor. Kurumların namusunu, çürüklerini korumak mı, yoksa onları bünyeden koparıp atmak mı kurtarır?
Bakan'ın da dediği gibi örneğin Sedat Peker olayında "bir kısım iltisaklar (bağlantı, birleşme) var". Ama savcı, dokunulmazlığı olan bu bağlantıları soruşturamadığı için "fotoğrafın bütün parçaları bir araya gelemiyor ve olay bütün boyutlarıyla ortaya çıkmıyor."
Adalet Bakanı'nın önerisi, siyasi dokunulmazlıklarla beraber bürokratik dokunulmazlıkları da kaldıracak reform konusunda CHP ile anlaşmak ve yargının önünü açmaktır.
Bunu nasıl olsa AB bizden isteyecektir.
Bu ülkenin siyasetçileri, yolsuzluk ve mafya ile mücadelenin kendilerine rağmen gerçekleşmesinden utanmayacak mı?
Bu kilidi kıralım!
Yolsuzluklarla mücadeleyi göze alamayan bir toplum Frankeştayn gibi canavarını kendi yaratıp büyütüyor..
Haberin Devamı

