Teröre karşı olanların bölünmemesi lazım. Ama insanoğlu bölünmeye o kadar müsait ki..
İngiltere'de hukuk öğrenimi gören bir Türk öğrenciden (adı saklı) İngiliz yayın kuruluşlarının iki yüzlülüğünü iğrenerek eleştirdiği bir mektup aldım.
"İngiliz medyası, Kuşadası'nda minibüs bombalayan PKK'ya terör örgütü diyemedi. El Kaide'nin Londra'da patlattığı bombaların dumanı tüterken BBC'nin ve yazılı medyanın PKK'ya bulduğu isim 'ayrılıkçı milisler' ve 'Kürt İşçi Partisi' idi.
Kuşadası kurbanları arasında İngilizlerin de bulunduğu anlaşılınca BBC biraz ağız değiştirdi.
Pazar günkü ana haber bülteninde bombalamanın 'PKK adı verilen bir grup' tarafından yapılması olasılığının yüksek olduğu ifade edilirken PKK'nın 'AB tarafından terörist olarak nitelendirilen bir örgüt' olduğu belirtildi.
Kendi vatandaşlarının öldürülmesi bile BBC'yi PKK'nın bir terör örgütü olduğuna ikna edemiyor!"
Genç okurum bu kibirli aymazlığa Türk medyasının IRA'yı "ayrılıkçı direnişçiler", Londra'yı bombalayanları da "Müslüman milisler" diye tanımlayarak karşılık vermesini öneriyordu.
Türkiye, misilleme hakkı doğsa bile terör suçuna meşruiyet kazandıracak bir yanlış yapamaz. Acısını biliyoruz çünkü.
Ayrıca terör konusundaki günahların bedelini ödemek öbür dünyayı beklemiyor. İlâhi adalet şaşırtıcı bir hızla işliyor. Yanlış yapanlar, koyunlarında yılan besleyenlerin akıbetine uğruyorlar.
Basın özgürlüğünü adil ve sorumlu kullanma konusunda şükür ki "iyi örnekler" de var.
Avrupa'nın en yüksek tirajlı gazetesi Alman Bild, Türk gençlerini rencide eden bir "aptallık" karşısındaki tepkisi ve Kuşadası'ndaki saldırı nedeniyle "Türkiye'ye gitmekten vazgeçmek terörün amacına hizmet olur" yorumu ile takdir ve şükranımızı hak etti.
Bild'in gösterdiği duyarlılığın ülkelerini PKK'ya yıllardır eylem üssü ve av sahası gibi kullandıran Alman siyasetçileri de uyandırmasını dileriz.
Türkiye'ye sigorta yok...
Böyle bir fotomontaj Türkiye'de bizim siyasetçilere yapılsa ne olurdu acaba?
En azından Başbakan'ın yüklü bir tazminat davası açacağını biliyoruz. Kedi karikatürüne ne yaptığı, bundan sonra yapacaklarının teminatadır!
Londra'yı kana bulayan teröristlerin güvenlik kamerası görüntüsü, olayın uğursuz anısı olarak zihinlere kazındı.
The Independent gazetesi fotoğraftaki teröristlerin yerine Bush'u, Blair'i ve Irak'taki müttefikleri Berlusconi ile Aznar'ı monte etti.
Gazete bu şekilde terörü bu dörtlünün davet ettiğini anlatmış oluyordu.
Doğrudur, yanlıştır ama eleştiri özgürlüğünün kıskançlık veren örneğidir bu olay.
Uluslararası sigorta şirketleri hedef olacakları tazminatlara karşı gazetecileri sigorta ederler demokratik ülkelerde.
Yasaların hoşgörü düzeyine göre talep ettikleri risk primleri yani fiyat ülkeden ülkeye değişir.
Biliyor musunuz, Türkiye'de fiyat bile vermiyorlar.
İktidar, eleştirilere karşı kendine "güvenli bir ülke" yarattı.
Ama onur verici bir güvenlik değildir bu!
Bu kafa ile zor!
Teröre karşı olanların bölünmemesi lazım. Ama insanoğlu bölünmeye o kadar müsait ki..
Haberin Devamı

