AKP iktidarının halktaki uyanışı erken farketmesini çok arzu ederim.
Çünkü böyle bir algılama AKP için olduğu kadar ülke için de hayırlı olur.
Bir hafta önce milletvekili arkadaşlarına yaptığı bir konuşmada Başbakan yaklaşan finalden söz etmiş, biz de “Ne finali Tayyip Bey” başlığı altında değerlendirmemizi sunmuştuk.
Okurlarımızdan gelen tepkiler şaşılacak yoğunlukta oldu.
İnsan hafızasının unutkanlıkla malül olduğunu söyleyen atasözü meğer tartışılmaz bir kesin doğru değilmiş.
Meselâ Tayyip Erdoğan “Demokrasi bizim için araçtır” sözünü on yıl önce söylemişti.
Yorumumuza katkıda bulunmak isteyen yüze yakın okurun mesajı “Demokrasi bizim için araçtır” sözünün unutulmadığını ve böyle giderse hiç unutulmayacağını gösteriyor.
İhtirasa fren gerek
Tayyip Erdoğan’ın, dört yıldır Cumhurbaşkanı Sezer’i aşamamasından dolayı gerçekleştiremediği takvimini, engele takılmadan yürürlüğe koymak için Çankaya’ya çıkmak istediğine inanan kitle son zamanlarda hızlı bir artış gösteriyor.
ODTÜ’nün yeni öğretim yılı nedeniyle düzenlenen törende Rektör Prof. Ural Akbulut “Laik Türkiye’nin farklı bölgelerinde kadın ve erkekleri genel yaşam alanlarında birbirinden ayıran zihniyet şeriat özlemlerini gerçekleştirme yolunda engel tanımaz hale gelmektedir” dedi.
Gerçekten de halk oyunlarında bile erkek ve kadınları ayıran, ter karışmış abdest suyunu şifa niyetine içiren kafa, devletten maaş almıyor mu?
Belli ki Cumhurbaşkanı seçimi yaklaştıkça demokratik laik cumhuriyete bağlı yığınların tedirginliği artacaktır.
Yasama ve yürütme güçlerini kontrol eden AKP’nin, yargı gücünü de kontrol etme imkânına ulaşacağı Çankaya için ihtirasını frenlemesinde sayılmayacak kadar çok yarar vardır.
Din adamı ile darbe
AKP iktidarı, din sömürüsü ve dinci kadrolaşma alanında fahiş hatalar yaptı.
Bu günahlarını önümüzdeki altı ay içinde istese bile tamir etmesi ve halkın güvenini kazanması mümkün değildir.
Çünkü finale bu kadar yaklaşmışken şerit değiştirmek zordur. Ayrıca AKP’yi yöneten zihniyetin buna istekli olduğuna dair işaretler de görülmüyor.
Son örnek Kuzey Kıbrıs’ta hükümet değişikliği hedefleyen saray darbesidir.
Ankara’nın Kıbrıs’a politik yol haritası vermesi doğal bulunabilir. Çünkü Kıbrıs’ın Türkiye’ye politik ve parasal maliyeti vardır.
AB ilişkilerimiz Kıbrıs yüzünden krize doğru gidiyor.
İktidar seçim yaklaşırken Kıbrıs’ta ödenmesi gereken faturaları KKTC hükümetine ödetmek isteyebilir.
Bunun için plan yapabilir.
Söz dinleyen bir hükümeti getirmek için eskisini yıkmaya da kalkabilir.
Nitekim bunu yapmışlardır.
Ama şu farkla:
Yıkım işine -herhalde İslâmi usuller uygulasın diye- KKTC’nin Din İşleri Başkanı’nı memur etmişlerdir.
Dinle bozmanın bu kadarı fazla değil mi!
Bu kadarı fazla!
AKP iktidarının halktaki uyanışı erken farketmesini çok arzu ederim. Çünkü böyle bir algılama AKP için olduğu kadar ülke için de hayırlı olur
Haberin Devamı

