Bu da bizim demokrasi..

Haberin Devamı

Siyasetin sorun çözme kabiliyeti, huzur ve güven duygusunun sigortasıdır.

Türkiye şanslı bir ülke. Otuz yıl terör belâsıyla uğraştı ama yüz yıla yaklaşan uzun bir zaman da savaş yüzü görmedi.

Bu emsalsiz avantajı değerlendirmeyi bildi mi? Hayır..

Ekonomide elde ettiği başarının gücünü, imparatorluk hayalleri için tüketti, bölgenin herkesle barışık model ülkesini Orta Doğu standardına indirerek model konumundan uzaklaştırdı.

Hükümet Kürt sorununu bir çözüm sürecine bağlamıştır.

Ama kullandığı araçlar millete anlatılmamıştır.

Başbakan’ın bu merakı gidermek ve rejimin demokratik olduğuna dünyayı inandırmak için yaptığı denemeler kafa karıştırıyor.

Irkları bırakalım

Erdoğan dün bütçe konuşmasını yaparken “dört kırmızı” olarak “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” ilkesini tekrarlamış, halkı bütünleştirici üslup uygulayacak yerde “tek millet” hedefini zorlaştıran alışkanlığını sürdürmekten vazgeçmemiştir:

“Tek bir ırka hizmet etmiyoruz. Türk, Kürt, Laz, Çerkez, Gürcü, Roman, Pomak, Abhaza’sıyla Türkiye’de insan olarak kim varsa hepsine hizmet ediyoruz..”

Bu ayırıcı anlayış, imparatorlukla beraber tarihe karışmıştır. Yeni Cumhuriyet, ırkların varlığına dayanan bir rejim değildir. İnsan haklarına ve eşit vatandaşlığa dayalı bir millet söz konusudur.

Herkes bu kimliği güçlendirmeye çalışmalıdır.

Halbuki gördüğümüz manzara terstir. İktidar, halkı millet hâline getiren birleştirici değerlere karşı başta Atatürk olmak üzere aşındırıcı siyasetler yürütmektedir.

Arızalı ilişkiler

Eskiden bir parlamenter saygınlığı vardı.

Tavrı, sözü, kılık kıyafeti ile dikkat çeken kişileri tarif etmek için “mebus gibi adam” derlerdi.

Şimdi küfür, beddua, tekme tokat ve seks kasetleri karışmış iddialar bizi siyasetçilere götürüyor.

Siyaset dünyamızı yeniden yapılandıracak bir reforma ihtiyacımız var ve daha fazla ertelenmemeli.

İktidar-muhalefet ilişkileri baştan aşağı rakibi aşağılama ve yok sayma üstüne kurulamaz. İşbirliği kapıları açılmalıdır.

Bütçe bir devletin en önemli kanunudur.

Hükümet başkanı ile ana muhalefet partisi lideri dün Meclis’te birbirlerini dinlemediler.

Siyasetin iki kanadı da mensuplarından biri hukuksuzlukla suçlandığı zaman aynı tepkiyi veriyor: “Yedirmeyiz!”

Başbakan 12 yıldır hiçbir seçimin öncesi muhalefet liderleri ile TV tartışması yapmayı kabul etmedi.

Kendi tarifine göre bir demokrasi uyguluyor. Biz de yiyoruz!

DİĞER YENİ YAZILAR