Ermeni konferansı ile ilgili gelişmeler, Başbakan'ın kısa süreli "hafıza kaybı"ndan doğan
çelişkiyi örttü.
Oysa o olay, şahsen benim 45 yıllık meslek deneyimime eklediğim yeni bir dersti. Yanıldım ve aklın yolunu izleyerek doğruyu bulmanın her zaman mümkün olmadığını öğrendim.
Cuma gazetesinin tartışıldığı toplantının gündeminde, Başbakan'ın İsrailli işadamı Ofer ile ilişkileri bağlamında üreyen söylentilere cevabı da yer alıyordu.
Başbakan o gün (Perşembe) bir toplantıdan çıkarken gazetecilere şunları söylemişti:
"Benim Sayın Öterle, Başbakanlık'ta veya bir başka yerde görüşmem olmadı!"
Masadaki arkadaşlardan biri, Başbakan'ın açıklamasını çürütecek bir belge bulunduğunu, bu belgeyi yayınlayarak Erdoğan'ın en azından unutkanlığını ortaya koyabileceğimizi söyledi.
Başbakan yanılttı
Belge Sami Ofer'in 14 Ağustos 2003 tarihinde Ankara Bilkent Otel'de gerçekleşen buluşmalarından duyduğu memnuniyet ve şükranı Başbakan'a sunduğu bir mektuptu.
O buluşmaya tanıklık edecek kimse yok ve öbür yanda Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, İsrailli işadamı ile hiç bir yerde görüşmediğini daha net ifade edemezdi.
İddialar, iktidarın özelleştirme alanındaki cesaret ve kararlılığını baltalamak isteyen muhalif çevrelerin tertip ve kışkırtmaları olabilirdi.
Başbakanlık makamına yükselmiş bir siyasi lider, nasılsa ortaya çıkacak bir gerçeği bu kadar kesin ifadelerle inkâr etmez.
Çünkü yalanın ortaya çıkması ile tahrik edilecek şüpheler, o ilişkinin kabul edilmesine yönelecek eleştirilerden çok daha yıkıcı olabilir.
Peki mektup?. Bu alan ticari rekabetin de acımasız mücadelesine sahne oluyor.
Yani mektubun sahte olması ihtimali, Başbakan'ın gerçeği çarpıtıyor olması ihtimalinden niçin daha yüksek olmasın?
Şüphe hep olacak
Ama yanıldım. Akıl yoluyla bulunacak doğrulara Türkiye'nin siyaset doruklarındaki gerçeklerin külahı ters giydirdiğini on saat sonra öğrendim.
Çünkü saat 13.30'da "Sayın Ofer'le Başbakanlık'ta veya bir başka yerde görüşmem olmadı" diyen Tayyip Erdoğan, saat 23.30'da atv'deki mülakatında "Ofer ile Davos'ta bir kez görüştüm" dedi.
Ne oldu bu arada?. Büyük ihtimalle Başbakan atv'ye çıkmadan önce ertesi günkü gazetelerin "görüşmedim" iddiasını çürüteceklerinden haberdar edildi.
Akıl yolu tıkandığına göre artık Başbakan'ın bu itirafının gerçeklerin tümünü kapsamadığından şüphe edebiliriz.
Başbakan bir kez değil, dört kez de görüşmüş olabilir!
Ama sorun bu değil..
Çağın gerçeklerini bilen ve yaşayan bir toplum, başbakanın dünyanın tanınmış yatırımcı işadamlan ile buluşup görüşmesini yadırgamaz.
Bunun tersi öküz altında buzağı aramaktır. Ama başbakan bu doğal ilişkiyi gizliliğin gölgesinde kurar ve günah gibi saklamaya çalışırken yakalanırsa?.
Bu da bir ders!
Ermeni konferansı ile ilgili gelişmeler, Başbakan'ın kısa süreli "hafıza kaybı"ndan doğançelişkiyi örttü
Haberin Devamı

