Bu bir reform

Haberin Devamı

Konuşarak çözülmesi mümkün görünmeyen ihtilâflarda ne deriz?

“Bu iş karakolda biter!”

Ama biz türban ihtilâfını mahkemede bile bitiremedik.

Ortalık Anayasa Mahkemesi kararına meydan okuyan içten pazarlıklı tiplerin hezeyanları ile ayağa kalkmış vaziyette.

Neymiş, karar hukukî değil siyasî bir kararmış!

Kim söylüyor bunu?

Kendi polislerini yarattığı gibi kendi yargısını da oluşturmak isteyen; bunu utanmadan ilân edebilen zihniyetin cazgırları söylüyor...

Demokrasiyi kalabalık tarafın avantajlı olduğu bir “halat çekme yarışması” zanneden ilkellik, yargıdan tokat yediği zaman dengesini yitiriyor ve atalarının “Şeriatın kestiği parmak acımaz” nasihatini bile unutuyor.

Unutmasalar Anayasa Mahkemesi’nin türbanı serbest bırakan anayasa değişikliğini neden açık farkla iptal ettiğine şaşmazlardı.

Can alıcı soru

Anayasa Mahkemesi tarafsız olmalıymış!

Hayır, Anayasa Mahkemesi’nin görevi Anayasa’yı korumaktır.

Anayasa değişir ama özüne, ruhuna zarar veremezsiniz.

Nitekim Anayasa Mahkemesi temel misyonundan hareket ederek kararını oluşturmuştur.

Mahkeme Başkanı ve bir üye iptal kararına mahkemenin ancak “yetkisini aşarak” ulaşacağı itirazında bulunmuş, fakat tarihi kararı öteki dokuz hâkimin ortaya attığı şu soru şekillendirmiştir:

“Anayasayı tek başına değiştirme çoğunluğunu kazanmış bir parti, Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddelerini değiştirirse ne olacak? Anayasa Mahkemesi bunu denetlemeyecek mi?”

Rejimi değiştirme gizli gündemi ile meydanlara çıkıp “Biz değiştik” diye halkı kandırarak iktidara gelen bir parti “yargı reformu” adı altında kendi yargısını AKP’den daha sabırlı ve kurnaz davranarak elbet yaratabilir.

Ama ne olursa olsun yukarıdaki soruyu kendi kendilerine sorma namusunu ihlâl edecek hâkimleri çoğunluğa geçiremez.

İş nereye varırdı?

Nasıl bir tehlikenin eşiğinden döndük; herkesin bunu görmesi lâzım.

Anayasamız laik, demokratik sosyal hukuk devletini garanti altına almıştır. Bunu, değişiklik önermeyi menederek sağlamıştır.

AKP, bu anayasaya bağlı kalacaklarına yemin eden milletvekilleri ile bu kapıyı kırmıştır.

Anayasa Mahkemesi o tarihi iptal kararını almasaydı türban serbestisi ile delinecek olan laiklik ne hallere düşecekti?

Bu iktidar döneminde tüm AKP’li belediyelerin, hatta birçok kamu kuruluşunun türban manzaralarına bakarak tahminde bulunabilirsiniz.

Bir yandan “Türban yasağının sadece üniversitede kalkmasını istiyoruz, kamu kuruluşlarında kaldırılmasını savunamayız” diyorlar, diğer yandan sınıfa türbanla girmek isteyen öğretmenleri haksız bulan AİHM’ye ateş püskürüyorlar.

Anayasa Mahkemesi, varlığını onurlandıran çok önemli bir karar almıştır.

Bu karar laik cumhuriyeti yargının, hukukun güvencesi ile güçlendirdiği için Türk demokrasisini terfi ettirecektir.

Askerî vesayetin yerine yargıyı koymak reformdur!

DİĞER YENİ YAZILAR