Bu asker bizim!

Haberin Devamı

Silâhlı Kuvvetler’e yönelik önyargılar ve davet ettiği husumet, tehlikeli olmaya başladı.

İnsanların yaptıkları hatalar, kurumlara mal edilemez. Hele söz konusu ordu ise...

Sonuçta yapılacak şey belli: Hukukun dışına çıkanlardan hesap sorulacak, suçları kanıtlananlar cezalandırılacak, kurum böylelikle arınacaktır.

Silivri’deki özel mahkemeler güya bu amacı gerçekleştirmek için çalıyorlar ama süreç masumları ayırmaya bir türlü başlamıyor.

Yalnız hapisteki askerlerin sayısı sürekli olarak artıyor.
Bu durum TSK’ya bir suç örgütü haline dönüşmüş görüntüsü veriyor.

Suçlananlar tutuklanıyor ama yerlerine gelenler de aynı önyargılarla hedef tahtasına konuyor.

Son olarak iktidar yanlısı bazı gazeteler, yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu’nun Balyoz davası tutuklusu muvazzaf subayları kurtarmak amacıyla bir plan yaptığını yazdılar.

Öne sürüldüğüne göre 19 Ağustos’ta Genelkurmay’da bir araya gelen kuvvet komutanlıklarına bağlı adli müşavirler iki konuda çalışma yapılabileceğini saptamışlardı:

1. Uzun tutukluluk süreleri kısaltılsın;
2. Özel yetkili savcılık ve mahkemeler kaldırılsın.

Ve haber, bu toplantının Genelkurmay Başkanı’nın bilgisi dışında yapıldığı şüphesini davet eden ifadelerle bitiyordu.

Dün Genelkurmay’dan “Toplantı Genelkurmay Başkanı’nın talimatıyla yapıldı” diyen bir açıklama yayınlandı.

Asker hukukçular özel yetkili mahkemelerde görülen davalarda yaşanan mağduriyetlere karşı mevzuatta düşünülebilecek değişiklikleri tartışmışlardı.

Eski Genelkurmay Başkanı YAŞ arifesinde “personelinin hukukunu koruyamadığı için” istifasını vermişti. Yeni komutan da görevi kabul ederken aynı zorluğu yaşamayacağı konusunda doğaldır ki hükümetten söz almıştı.

Askerin bu toplantıyı hükümetin kendilerinden beklediği önerileri belirlemek için yaptığını herkes tahmin edebilir de sadece niyeti bozuk olanlar açıkça söylemez, saptırır.

Yani ortada bir gizli örgüt veya suç oluşumu yoktur.

Habere ihbar havası verenler bakalım özür dileyecek mi?

*****


Cehenneme kadar!

Diktatörler kuşağının son temsilcilerinden biri daha dünya sahnesine veda etti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu dün Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da Albay Kaddafi’nin cenaze namazını çağrıştıran şeyler söyledi.

Onu halkına kulak vermeyen yöneticilere ibretlik gösterdi ve gelecek için de “demokratik, özgür ve birleşik bir Libya” dileğinde bulundu.

Hiç şüphe yok ki Libya’nın yarınları bugününden daha iyi olacaktır. Arap baharından sıçrayan kıvılcım için Libya halkı mutlaka kaderine teşekkür edecektir.

42 yıl önce kralı deviren 27 yaşındaki Albay, ülkesinin petrol zenginliğini halkı için kullanacağını vaat etmişti ama demokratik denetime tabi olmayan fanilerin kaçınılmaz hastalığına tutuldu.

Diktatör oldu, hırsız oldu, havada yolcu uçağı patlatan terörist oldu... Türkiye’ye Kıbrıs’ta dostluk yapan 1970’lerin karizmatik devrimcisi, sonunda çadırı ile yarattığı farka mum olmuş bir soytarıya dönüştü.

Rezervinde 150 milyar dolar olan Afrika’nın en zengin ülkesine hükmetti ama 6.5 milyonluk nüfusunun yarısı cahil, işsiz ve yoksul.

Kötülükleri yüzüne vurmuştur; yüzü günahkâr bir yaşlı kadını hatırlatıyor.

Diktatörler eksildikçe dünya güzelleşecektir.

Venezuela’ya kaçtı diyorlar.

Cehenneme kadar yolu var!

DİĞER YENİ YAZILAR