Bu açıklama senet olsun

Haberin Devamı

Basın özgürlüğü, devlet terörüne hedef durumda iken bile erdemlerini kanıtlıyor.

Devleti, yönetenleri, halkı uyarıyor.

İnşallah koruma görevini de yapar!

Doğan Yayın Grubu’na kesilen astronomik cezayı eleştiren yorumlara dün Maliye Bakanlığı cevap verdi.

Bilindiği gibi eleştiriler başlıca...

1. İktidarın yolsuzluk haberlerini durdurma ve muhalif yazarları susturma amacı taşıdığı;

2. İncelemeye hedef yayın grubunun siyasi amaçla ve bilerek seçildiği:

3. Bu operasyonun bürokrasi içindeki kadrolaşmadan güç aldığı iddiasına dayanmıştı.

Bakanlık bu iddiaları cevaplarken denetimin siyasallaştığı ve Doğan Yayın Grubu’nun nokta hedef seçildiği savlarını özellikle reddetti.

Bu değerlendirmelerin denetim elemanları üstünde rahatsızlık uyandırdığını belirtti.

Basın özgürlüğü işlevini yerine getirmiş demek ki...

Hoş bakanlık bu değerlendirmeleri “inceleme sürecini etkileme ve kamuoyunu yanlış yönlendirme çabası” olarak damgalamak istemiştir ama bunun inandırıcılığı bulunmamaktadır.

Çünkü haber uluslararası zeminde bile siyasal amaçlı bir operasyon olarak algılanmıştır.

Umarız bu konudaki olumsuz yankılar siyasi iktidar üstünde etkili olacak, devletin temeli olan adaletin daha fazla zarar görmesi bu sayede önlenecektir.

“Kişiye özel uygulama, muhalif sesleri susturmaya yönelik baskı politikası” söz konusu değilse, demokrasiden yana kaygı taşıyan insanlar Maliye Bakanlığı’nın bu savunmasını memnuniyetle ve geleceği kucaklayan bir taahhüt olması dileğiyle karşılayacaklardır.

Süreç devam ettiğine ve Doğan Grubu’nu yok etmeye dönük bir kasıt bulunmadığı söylendiğine göre sorun siyasetin değil teknik bir çalışmanın konusu olacaktır.

Öyle bir durumda pek çok uzmanın hatalı bulduğu cezanın mahkeme kararına bile ihtiyaç kalmadan, daha erken bir aşamada kaldırıldığını görmek sürpriz olmayacaktır.

Umarız bu tahmin gerçekleşir.

Gerçekleşir de, medyası devlet terörü ile susturulan bir ülkenin zavallı vatandaşları durumuna düşmeyiz!

Pahalı oyuncak

Gençleri işsizlik ve umutsuzluk vakitsiz ihtiyarlatıyor.

Bu ortamda Türkiye’nin 12 milyar lirasını Patriot füzelerine yatırması doğru mu?

Evine bakamazken kendine altın kabzalı tabanca alan adamın çelişkisi mi bu?

Tartışma, ihaleye girecek Amerikan firmalarının izin için Kongre’ye başvuru yapması nedeniyle başladı. Aslında bu proje üç yıl önce yürürlüğe konmuştur.
İhaleye Amerika yanında Çin ve Rusya da katılacaktır.

Amerikan firmasının Kongre’den ön izini çıkarması, rekabet avantajı sağlamaya dönüktür. Çünkü dönemsel politikalar Amerikan Kongresi’nde silâh satışı ile ilgili izinlerin önünü tıkayabiliyor.

Asıl mesele şudur: Korku, İran’ın nükleer güç haline gelmesi olduğuna göre NATO’nun Avrupa’ya kuracağı füze şemsiyesi Türkiye’yi de korumaz mı?

Hayır; İran kaynaklı bir tehdit söz konusu olduğunda Avrupa’ya kurulacak sistem Türkiye’yi koruyamıyor. Çare Türkiye’nin kendini koruyacak şekilde hazır olması.

İran’dan tehlike gelmez diyenler asker değildir.

İyi niyetle de hareket etseler onlar tarihteki ve şimdiki İran’ı tanıyorlar.

Nükleer füzelere sahip olmuş bir İran’ı onlar da, biz de bilmiyoruz. Özetle...

Vicdan “alma” derken akıl “al” diyor!

DİĞER YENİ YAZILAR