Bozuk terazi

Cem Uzan'ın sabrı ve umudu azaldıkça otoriteye meydan okuma cüreti artıyor

Haberin Devamı

Cem Uzan'ın sabrı ve umudu azaldıkça otoriteye meydan okuma cüreti artıyor.

Geçen hafta Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlattığı tam sayfa ilânla haczedilen mallarını satan TMSF'yi ve "her zerresinde ahı bulunan" mallarını satın alanları tehdit eden Cem Uzan, iki gün önce de Sakarya'da el konulan çiftliğini silâhlı adamları ile bastı.

"Mal canın yongasıdır" derler. Cem Uzan'ın çektiği acıyı anlamak mümkündür ama hukuk dışı eylemlerini (ulu orta tehditler ve silâhlı baskınlar) kabul etmek mümkün değildir.

Bu cüreti, olsa olsa İmar Bankası'nda 8,5 katrilyon lira tutarındaki mevduatın yok edilişini seyreden geçmiş iktidarların düştüğü korkaklık çukurunu derinleştirirken AKP iktidarının hesap sorma cesaretini yüceltir.

Ve Cem Uzan'a da hiçbir şey kazandırmaz.

Tehditler, haczedilen malların satışında talep kalitesi ile beraber fiyatları da düşürecektir. Namuslu insanlar korkar, uzak durur. Cem Uzan mal ve şirketlerinin, kaba kuvvete direnme güçlerine güvenen kimselere gitmesini mi istiyor?. Hem de ölmüş eşek fiyatına..

Yerinde bir soru
Cem Uzan ilân olarak yayınlanan açık mektubunda AKP iktidarını toplum vicdanında hesabını kolay veremeyeceği bir soru ile karşı karşıya bırakıyor:

"Benim tüm mal varlığım haraç mezat satılırken, banka sahibi olup bankasına el konulan, TMSF ile hiçbir protokol yapmayan ya da yapıp buna uymayan gruplara neden dokunulmuyor?"

AKP'nin başındaki "adalet" nasıl çalışıyor, simgesi olan ampul neyi aydınlatıyor?

İktidar partisi, adalet terazisi bozuk bir zihniyeti temsil ettiği konusunda oluşan yargıya yeni gerekçeler ekliyor.

Bu iktidar, Uzan ailesinin üstüne giderek takdir kazandı ama çoğu emekli ve orta gelir grubuna mensup 22 bin bonozede aileyi de silindir gibi ezerek beddualarını aldı.

Küçük gelirlerine bono faizini ekleyerek geçinen bu insanların şimdi kimine üzüntüden felç inmiş, kimi çocuğunu okuldan almak zorunda kalmış, kimi psikolojik çöküntü nedeniyle boşanmış, kimi gecekonduya taşınmış haldedirler.

Bonozede değilim
İktidar yetkisi kullananların ruhlarında Ramazan'ın merhamet ve adalet uyandıracağı düşleri boşa çıktığı için zehir gibi bir bayram daha yaşıyor bu zavallılar.

Tarafsız bilirkişilerin kusurun devlette olduğunu tespit etmiş olmalarına rağmen iktidarın inadı nedendir; çok merak ediyorum. O nedenle de sık sık yazıyorum.

Bir okurum (Ömer Sakarya) "Sanırım siz de İmarzedesiniz, o yüzden bu konuda ısrarcısınız" diye yazmış.

Hayır, İmar Bankası ile hiç işim olmadı, orada param batmadı. İmarzede olsaydım, inandığım meslek ilkeleri bu insanların haklarını savunmaktan beni men ederdi. "Kendisi için istiyor" şüphesi doğabilir korkusu, vicdanımdan yükselen isyanı bastırırdı.

Bazı bonozedeler "Neden öteki yazarlar bizim hakkımızı savunmuyor?" diye merak ediyorlar.

Belki İmar'da onların parası batmıştır. "Kendisi için istiyor" diyecekleri korkusu ellerini tutuyordur!

DİĞER YENİ YAZILAR