Boyundan utan!

Eğer düşünülen gerçekleşirse önümüzdeki seçimde iki tür milletvekilimiz olacak. 450 milletvekili eskisi gibi seçilecek.

Haberin Devamı

Eğer düşünülen gerçekleşirse önümüzdeki seçimde iki tür milletvekilimiz olacak.

450 milletvekili eskisi gibi seçilecek. Yüz üyelik ise yurt çapında aldıkları oyların oranına göre partilere dağıtılacak. A Partisi yüzde 35 mi aldı; 100 milletvekilinin 35'i ona gidecek. Z partisinin oyu yüzde 3 mü oldu; onun payına 3 milletvekili düşecek.

Türkiye'de seçim barajı yüzde 10. Bu benzersiz adaletsizliğin acil olarak düzeltilmesini AB de istiyor. Ama oyların yarısını alarak meclisin tüm sandalyelerini paylaşan AKP ve CHP bu avantajı (daha doğrusu avantayı) kaçırmak istemiyor.

Anlaşıldı ki "Türkiye Milletvekilliği" projesini de Avrupa'nın sesini kısmak için tasarlıyorlar. Çünkü bu şekilde yüzde 8-9 oyla meclise 25-30 milletvekili sokabilecek partiler, 8-9 üyelikle çırak çıkarılacaklar.

Bu formülün küçük partilere temsil hakkı kazandırmaya yönelik pür demokrat bir niyete değil, AB'yi susturmaya yönelik bir hileye hizmet ettiği, DTP'nin seçim taktiği ortaya çıkınca daha iyi anlaşıldı.

DTP en azından PKK'yı kınamayan bir parti. Bu partinin yüzde 6-7 düzeyindeki oy gücünü iyi bir planlama ile ve adaylarını seçime bağımsız olarak sokarak 35-40 milletvekiline çevirme planı yaptığı anlaşılınca AKP'nin etekleri tutuştu. Hemen tedbir arayışı başladı.

Ve o aşamada "bağımsızlara baraj getirilsin" fikri ortaya atıldı.

Meclis Başkanı Bülent Arınç "Bağımsız adaya baraj uygulamak demokratik değildir" diyerek dün tartışmaya katıldı.

Bağımsıza baraj uygulamak sadece demokrasiye değil akla da zarardır.

Bağımsız bir aday, yurt genelinde seçime giren partilerin rakibi değildir çünkü. Nerede seçime giriyorsa, partilerin orada önerdikleri adayların rakibidir.

Anadolu'da, eşitsiz rekabetlerde gücünü adaletsiz kullanan tipleri "Boyundan bosundan utan" diye eleştirirler.

AKP tam da bunu hak ediyor!

*****

Adaletin bu mu?
Geçen ay doğalgaza yüzde 6,8 zam yapıldı.

Botaş zamları her ay yüzde 4 yüzde 4 sürdürecekmiş. Çünkü kurum, sırtını iktidara dayamış borçluların üstüne gidemiyor. O zaman milletin üstüne gidiyor!

Borçluların başında Ankara Belediyesi var. Melih Gökçek yönetimi, dağıttığı doğalgazın parasını tüketicilerden topluyor fakat Botaş'a ödemiyor. Bu para ile kendi adına bir belediyecilik efsanesi inşa etmeye çalışıyor.

Kamunun parasıyla şov yapıyor!

Borcunu ödemeyen aboneye "haydutluk yapamazsın" diyorlar, çatır çatır alıyorlar. Gökçek'in yaptığı da aynı; onun katrilyon liraya dayanmış borcu için niye aynı kararlılık gösterilmiyor?

Botaş Gökçek'ten tahsil edemediği parayı, Ankara'da oturup oturmadığına bakmadan herkesten, hepimizden alıyor.

İstanbul'un Gültepesi'ndeki fukara da eksilen lokması ile Melih Gökçek'e yardım ediyor.

Sözüm bu korkunç adaletsizliği öylece seyreden AKP iktidarınadır;

Hey!.. Sizin ambleminizdeki A, adaletin baş harfi değil miydi?

DİĞER YENİ YAZILAR