Böylesi de var

Türkiye'de her şey söylenir ama topa tutulan kötülükler nedense bir türlü yıkılmaz. İnsanlarda kaçma hissini biraz da bu yaratıyor

Haberin Devamı

Türkiye'de her şey söylenir ama topa tutulan kötülükler nedense bir türlü yıkılmaz.

İnsanlarda kaçma hissini biraz da bu yaratıyor.

Ara sıra çıkan faziletli adamlar yüreklerimize biraz su serpse bile onların örnek davranışları, istisna olarak kalıyor.

Cumhurbaşkanı Sezer Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özak'ı Anayasa Mahkemesi asıl üyeliğine seçti. Özak, CHP'nin yönetici görevler üstlenmemiş bir sade üyesi olduğu ve hemen partiden istifa ettiği halde bu seçim eleştiri konusu oldu.

Bunun üzerine Özdemir Özak dün bir açıklama yaparak;

1. Cumhurbaşkanı'nın ve Anayasa Mahkemesi'nin saygınlığı ve tarafsızlığı tartışma konusu olmasın,

2. CHP de hak etmediği eleştirilere uğramasın diye görevi kabul etmediğini bildirdi.

3. Haberi duyduğumda inanamadım. Bir hukukçunun ulaşmayı düşleyebileceği en seçkin görevlerden birini kabul etmemek için başka bir neden olmalıydı. Türkiye'nin sürüklendiği sorumsuz ve ahlâksız toplumsal duruşa böyle bir olayda iki tutum yakışırdı:

Ya daha çok para getiren kurulu düzenini bozmak istememiştir;

Veya hak, hukuk adına verilecek mücadelenin taşıdığı zorlukları gözü kesmemiştir!

Ama hayır, yaptığım soruşturma, Özdemir Özak'ın bu küçük hesaplarla hareket ermediğini, samimi olduğunu ortaya koydu.

Yani sonuçta içimizden böyle faziletli adamların çıkabileceğini öğrenmenin tesellisi dışında fazla bir şey kazanamadık.

Acaba Özak'in verdiği ders, iktidara ve istifa etmemekte direnen Ulaştırma Bakanı Yıldırım'a ilham verir mi?

Onlara bazı makamların saygınlık ve tarafsızlığını korumanın, kişisel ikbal hırsını tatmin etmekten daha önemli olduğunu, feragatin aptallık ve yenilgi değil erdem olduğunu hatırlatır mı?

Olmayacak dua ama biz yine de "amin" diyelim!

Yanlıştan dönüldü
Adaletsizlik Türkiye'de devlet politikası sanki.
Devlet vergi vermeyeni takip etmez, bütçesi açık verdiği zaman, daha önceden yakasına yapıştığı mükelleflere yeni faturalar çıkarır, onlan ezer.

Bu kolaycılık, doğuracağı adaletsizliğe bakılmadan TEDAŞ tarafından da benimsendi. Bölgesel tarifelerin uygulanması kararı alındı. Yani kullandığı elektriğin parasını düzenli ödeyen aboneler, kaçak elektrik kullanan hırsızların ceremesini de ortaklaşa ödeyecekti.

Güneydoğu'daki bir abone elektriği İstanbul'daki vatandaştan dört kat pahalıya kullanacaktı.

Bu haksızlığa ilk tepkiyi VATAN gösterdi. "Böyle çözüm olmaz. Bunun, iki terörist barınıyor diye bütün bir köyün bombalanması yanlışından farkı yoktur" dedik.

Hırsız yerine namuslu insanlan cezalandıran yeni tarifenin yürürlüğe sokulmayacağını sonunda Başbakan önce gün açıkladı. Diyarbakır'da bölgesel tarifelerin hükümetten geçmeyeceğine söz verdi.

İktidar, halkın yüreğini ağzına getiren tarifenin mucitleri olan sivri akıllılara hesap sormayacak mı?

DİĞER YENİ YAZILAR