Başbakan Avustralya'dan emir vermiş: Çömez'i ihraç talebiyle Disiplin Kurulu'na sevkedin!
Elbette liderin emri derhal yerine getirilecektir. Ama bu karan veren kurul ne gerekçe bulacaktır?
"Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez'in büyüklerin işlerine burnunu soktuğundan ve muzır meraklara kafayı taktığından parti ve ülke menfaati için AKP'den ihracına.." mı diyecekler?
Çömez partisinin meclis grubunda bazı bakanlan ve parti yönetimini eleştirmiş, "Bölücübaşı cezaevinden tartışmalara katılıyor, ben katılamıyorum. Bizler kurşun asker değiliz" demişti.
Eleştirileri değerlendirmek partinin iç işi olabilir ama Çömez'in kimi açıktan, bazıları da şüphe aşamasında yolsuzluk suçlamaları bulunuyor. Mesela..
Belediyelere giden devlet yardımlarının kendilerinden değil, Maliye Bakanı'na ait fabrikanın müdüründen geçtiği..
Sadece arazisinin değeri 120 milyon dolar eden Gemlik Gübre A.Ş'nin kâr ettiği halde zararda gösterilerek 83,1 milyon dolara, hem de taksitle satıldığı..
Pırlanta imalindeki gümrük sıfırlanarak zengin edilen kişinin (Başbakan'in kuyumcusu Cihan Kamer ima ediliyor) nasıl BOTAŞ'ın doğalgaz kontrat devri ihalesini alacak güce kavuşturulduğu..
Bu soruların cevaplarını yalnız Çömez değil, artık bütün vatandaşlar merak ediyor.
Çömez'i partiden atıp kurtuldular diyelim, bizler ne olacağız?
Maliye Bakanı Unakıtan'ın dün verdiği cevap, AKP'nin alt kimliğini de üst kimliğini de aşağı çeken, Bakan'in halk katındaki kanaat notunu düşüren kalitede oldu:
"Hangi partiden, kimden ne teklif aldı, onu açıklasın!"
Cevap değil ki bu!
Sulukule parodilerindeki ağız dalaşları eğlendirici olabilir. Ama bu üslubu siyasete taşımak, hele ortada yolsuzluk suçlaması varsa kabul edilemez.
Başbakan, Çömez'i ne isterse yapsın, ama sorduğu soruların cevaplarını millete mutlaka versin.
Zihniyetin önemi..
İçkili yerleri kent dışına çıkarma hamlesi bir kere daha gösterdi:
İktidar İslâmi yaşam biçimini topluma dayatmak için her fırsati kullanmaya kararlıdır. Tutanlar tutacak, direnişin yüksek olduğu konularda geri adım atılacaktır. İlerde tekrar denenmek üzere..
Yeni Belediye Yasası, içkili yerleri kentin belli bölgelerinde toplama görevini belediyelere verdi. İçişleri Bakanlığı da "içkili yerlerin yaşam alanları dışında toplanması" için genelge yayınladı.
Belediyeler uygulama hazırlığına girişince kıyamet koptu. Karara Kürşat Tüzmen gibi bazı bakanlar bile itiraz edince ricat başladı.
İçişleri Bakanı Aksu dün bir açıklama yaparak şunları dedi:
"Yeni getirilen bir uygulama yok. Tek değişiklik yetki devridir. Ruhsatı artık vali, kaymakam değil, belediye verecek.."
Bu açıklama da başka bir gerçeği anlatıyor: Kullanılan yetki değil, yetkiyi kullananın kafası önemlidir.
Nitekim düne kadar sorun yaratmayan bir yetki, dine endeksli siyaset yapanların eline geçince nasıl her yeri altüst etti?
İnşallah herkese ders olmuştur!
Böyle olmaz!
Başbakan Avustralya'dan emir vermiş: Çömez'i ihraç talebiyle Disiplin Kurulu'na sevkedin! Elbette liderin emri derhal yerine getirilecektir. Ama bu karan veren kurul ne gerekçe bulacaktır?
Haberin Devamı

