Yolsuzluk Komisyonu'nun raporunu görünce biraz şaşırdım biraz da korktum.
Çünkü "namus timsali" sayılan Ecevit'in bile dahil olduğu, sayıları 25'i bulan eski başbakan ve bakanlar için ağır hapis yaptıranlarına konu suç isnatlarıyla Yüce Divan yolu açılıyor.
Rapordaki yolsuzlukların ülkenin ulusal birliğini, bütünlüğünü ve geleceğini tehdit eder hale geldiğine ilişkin tespit doğrudur.
Temiz bir gelecek için ibret yaratacak bir kararlılık ve cesaretle geçmişi deşmenin yaran vardır ama bunun yolu, çapı ve üslubu inandırıcı olmalıdır.
İktidarın iradesini yansıtan komisyon sanki siyasetin düşkünler evine girmiş ve önüne kim çıktıysa sürüyüp götürmüş.
Bu görüntü AKP'nin, geçmiş dönem siyasetçilerini toptan rezil ederek tasfiye etme peşin hesabı ile yola çıktığı şüphesini uyandırıyor.
Aynı 1960 darbe yönetiminin geri tepen "devri sabık" yaratma gayreti gibi..
Mahkeme gibi meclis
Yanlış baştan yapıldı.
Komisyon, toplumda iz bırakan belirli birkaç olay için kurulacak yerde genel olarak suç aramak niyetiyle kuruldu.
Halkın hıncını tatmin edecek birkaç olayı inandıncı delillerle ortaya koyma imkânını bulamayınca dosyaların ve suçlananların sayısını artırma yanlışına düştü.
Halen mahkemelerde olan bazı yolsuzluk iddiaları bile, sorumlularının bugün dokunulmazlık zırhına sahip olmadıkları unutularak siyasi malzeme haline getirildi.
Raporu müzakere edecek olan meclis genel kurulu herhalde bu anlayışın yolsuzlukla mücadele amacına zarar vereceğini görüp tedbir alacaktır.
Unutmamak gerekir ki AKP'nin Yüce Divan'a göndermek istediği başbakan ve bakanların iktidar oldukları dönemde manşetlere çıkan onlarca operasyon yapılmış, 5 bine yakın insan kelepçelenip itile kakıla DGM'lere sürüklenerek tutuklanmıştı.
Şimdi hepsi serbest..
Seçim malzemesi mi?
Dünya tecrübeleri, yolsuzlukla mücadelenin ancak bağımsız yargı ile yapılabildiğini gösteriyor. Cadı avı, anlık tatminler sağlıyor ama arada masumları da yiyor. Teftiş terörü bürokrasiyi, siyaseti, yani devleti kilitliyor.
Şimdi önümüzdeki dönemde yeni soruşturma ve araştırma komisyonları kurulacak, aynı kafayla gidildiği takdirde meclis en büyük mesaisini bunlara verecektir.
AKP "geçmiş dönemin tutulacak yeri yok" propagandasından yerel seçimler için yararlanmak istiyorsa bu bir politikadır ama adalete ve temizliğe hizmet değildir.
Yolsuzluk yapanları yargıdan kaçıran dokunulmazlıklar kaldıkça ve Ulaştırma Bakanı bunca kanıta rağmen koltuğunda oturmayı sürdürdükçe AKP'nin dürüstlüğüne kimse inanmayacaktır.
Rakiplerini suçlayan ve yargılayan siyasetçiler eliyle temizlik olmaz, yolsuzluk önlenmez.
Sadece çamur içinde tahterevalli oynanır.
AKP bu işleri yargıya devretmenin erdemini göstersin, gerçek bir devrimin mucizesini yaratsın ve aldığı oyları hak etsin!
Böyle olmaz
"Namus timsali" sayılan Ecevit'in bile dahil olduğu, sayıları 25'i bulan eski başbakan ve bakanlar için ağır hapis yaptıranlarına konu suç isnatlarıyla Yüce Divan yolu açılıyor
Haberin Devamı

