Borçlusunuz!

Siyasetin görevi sorun çözmektir. Ama bizdeki daha ziyade kirlenme ile ilgili sorunlar envanterini zenginleştirmeye yarıyor

Haberin Devamı

Siyasetin görevi sorun çözmektir. Ama bizdeki daha ziyade kirlenme ile ilgili sorunlar envanterini zenginleştirmeye yarıyor.

Bunlar toplumun hassasiyet noktalarına, yetersizliklerini gözden kaçıracak gündemler yaratmak için mi basıyorlar?

Galiba evet.. Bir iddia ispatlanamıyor ve bir kangren ameliyat edilemiyorsa, ortalığı ayağa kaldırmanın başka ne anlamı olabilir?

Yakın günlerde kamuoyunu sarsan iki ağır suçlama yapıldı. Ahlâki çürüme konusunda çözümleyici bir sürecin yolunu açacağı ümidine kapıldık.

Başbakan Erdoğan, gazeteci kimliği ile randevu alan kişilerin kendisinden mensup oldukları medya grupları için ihale ve kredi istediğini iddia etti.

Bakanlık koltuğunu bırakıp
ANAP'ın başına geçen Erkan Mumcu, AKP'ye transfer eden milletvekillerinin "mama"ya gittiklerini iddia ettikten sonra Başbakan'a meydan okudu:

"Bunları siz mi açıklayacaksınız, yoksa ben mi açıklayayım?"

Günler geçti ama ne Başbakan iş takipçisi gazetecilerin isimlerini açıkladı, ne de Erkan Mumcu mamaya giden milletvekilleri ile ilgili iddiasını ispat edebildi.

Bu çıkışların ülkeye getirişi, siyaset kurumunun ve medyanın biraz daha kirletilmesinden başka bir şey değildir!

Sorun çözemeyen siyasetçilerin bir süre sonra kendileri sorun olurlar. Başbakan Erdoğan ve ANAP'ın yeni lideri Mumcu, böyle bir kader mi inşa edecekler?

Bizim siyasi liderlerimiz, uyandırdıkları umudu hak edecek cesareti ve basireti hiç gösteremeyecek mi?

Erdoğan ve Mumcu, girdikleri ahlâki borcun üstüne yatamazlar.

Ya ahlâksızlığı ispatlayıp ahlâksızları ifşa edecekler veya onların sırdaşı, koruyucusu, işbirlikçisi konumuna düşeceklerdir.

Millete acımıyorlarsa kendilerine acısınlar!

Tazminatı almazsa kendisi yücelir..
Başbakan'ın karikatürcülere peş peşe açtığı davalar Türkiye'ye zarar veriyor.

Fransız Le Monde Gazetesi Erdoğan'ın medyaya karşı tutumunun ülkede özgürlükleri güçlendirme iradesi konusunda soru işaretleri yarattığını yazdı.

Haksız sayılmazlar..

Eleştiriye, hele kedi karikatürüne tahammülsüz bir anlayış, demokrasiler için kara mizahtır.

Başbakan'ın kazandığı tazminatlar büyük ihtimalle AİHM'den dönecektir. Karikatürcülerden aldığı paranın kim bilir kaç misli Türkiye'den ceza olarak istenecektir.

O tarih, Türkiye'nin seçime gittiği tarihe denk gelebilir.

Ve Erdoğan, miting meydanlarında miyavlama seslerinden dolayı konuşma zorluğu çekebilir.

En iyisi büyüklük göstermesi ve tazminatları almaktan vazgeçmesidir.

DİĞER YENİ YAZILAR