Bölgesel güç

Evet, yabancı sermayenin ülkemize geliş arzusundaki artış, bu toprakların gelecek vaat ettiğinin işaretidir

Haberin Devamı

Evet, yabancı sermayenin ülkemize geliş arzusundaki artış, bu toprakların gelecek vaat ettiğinin işaretidir.

Bir okurumun (Ufuk Özkaynak) yazdığı gibi kısır kavgaları terk edip geleceği ciddiyetle planlamak ve yeni nesli eğitmek için hemen işe koyulmak zorundayız. Yoksa...

Şakası yok, sonu kendi topraklarımızda kol işçisi ve tüketici olarak yaşamaya mahkûm olmaktır!

Kullandığımız araçlar köhnemiştir. Laik eğitimin değerini kavrayamamış kafalar gelişmenin, hiçbir seçimi halka bırakmayan liderler gerçek bir demokrasiye ulaşmanın engelidir.

Doğru ama ne yapalım?

Ümit varsa diyalog
Çare, mümkün olanı yapıp mesafe kazanmak, kalanları hayal olarak, vizyon olarak korumaktır.

Şu dönemde Türkiye, ekonomik büyümeye dış destek sağlamanın iklimini yakalamıştır. Yabancı yatırımların artması, en azından 2007 yılı için kötümser olanları düşündürmelidir:

Parayı getiren onlar. Türkiye’de sıkıntı görseler gelirler miydi?.

Cahilce üremenin, eğitimsiz kalabalıklarla nüfusumuzu şişirmenin vebalini daha ağır şekilde ödemekten kurtulmak istiyorsak, bulunduğumuz coğrafyanın değerini bilmek ve onun yüklediği rolü oynayacak cesareti ve yaratıcığı göstermek zorundayız.

Genç nüfusumuzu doyuracak istihdamı kendi kaynaklarımızla sağlayamayız. Muhtaç olduğumuz yabancı yatırımı ancak Türkiye’yi istikrar ülkesi yaparak ve bölgedeki ihtilâfların çözümünde etkili olan bir bölgesel güç haline gelerek cezbedebiliriz.

Medeniyetler arasında köprü olma görevini üstlenmenin yolu, önümüze çıkan fırsatları iyi değerlendirmek, aktif bir barış yapıcı kimlik kazanmaktır.

Ankara, 1 Mart tezkeresi yüzünden ağır bir fatura ile karşı karşıyadır. Hatayı sürdürürsek Kuzey Irak’ta Amerika’nın gölgesinde bir Kürt devleti kurulacaktır. Böyle bir gelişmeyi Irak’taki Kürt unsurlarla çatışarak değil, ancak diyalog kurarak önleyebiliriz.

Güven ortamı oluşana kadar Kuzey Irak’taki Kürt yönetimin PKK’yı Türkiye’ye karşı bir tehdit kozu olarak kullanacağını çocuklar bile öngörebilir.

Ancak biz yaparız
Ankara’nın rolü sorun çözme umudu ışıyan her ihtilâf noktasına barış niyetiyle ve cesaretle yürümek olmalıdır. Yalnız Türkiye’nin değil, komşularının da buna ihtiyaçları var.

Kudüs’teki Haremüşşerif’te yapılan inşaat Müslümanları geçen hafta ayağa kaldırmış, Başbakan Erdoğan da İsrail’i tek taraflı girişimlerden uzak durmaya çağırmıştı.

İki ülkenin hükümet başkanları Türkiye’den bir teknik heyetin Haremüşşerif’teki kazıyı incelemesi için anlaşmaya vardılar.

Nefret ve şiddet coğrafyasının kaderini değiştirme ümidini sadece biz temsil ediyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR