Bize düşman lâzım değil

Haberin Devamı

Gazeteci Ümit Zileli’nin internette kitlesel biçimde paylaşılan yazısı bana bir dostumdan geldi.

Hikâyenin başına şu notu koymuş:

“Türkiye akıl tutulmasına mı uğradı?”

Cevabı zor olmayan bir soru bu!

Yaşı 35 bile olmamış bir akademisyeni anlatıyor.

Kahramanı Mehmet Perinçek.

Mehmet Perinçek 15 yıldır Rus devlet arşivlerinde “Ermeni meselesi” üstüne araştırmalar yapıyor.

Çalışmaları ile altı kitap çıkarmış.

Dört kitabı Rusça, Almanca, Farsça ve Azeri Türkçesinde yayımlandı.

Son kitabı “Rus Devlet Arşivlerinde Ermeni Meselesi“..

Bu kitap Ermeni milliyetçileri arasında büyük öfke yarattı.

Perinçek’le konferanslarda karşı karşıya gelenler, bırakın belgeleri çürütmeyi, bunların doğruluğunu ve değerini arttırdılar.


Övgü yerine Silivri!

Çünkü kitaptaki belgeler daha “1915 Ermeni Tehciri”nin çok öncesinden başlayarak Anadolu’daki Müslüman ahaliye karşı nasıl bilinçli ve toplu kıyımların yapıldığını, Osmanlı Ermenilerinin akın akın nasıl Rus ordusuna katıldığını anlatıyor!

Mehmet Perinçek kitabın 6. baskısına yazdığı önsözde şu haberi veriyordu:

“Birinci Dünya Savaşı sırasında Çarlık Askeri Mahkemelerinin Ermeni çetelerinin Müslüman nüfusa yönelik katliam ve yağma politikasını ortaya koyan tutanaklarını da yayına hazırlıyoruz.”

Bu kitap 800’e yakın arşiv belgesinden oluşuyor.

Dünyanın dört bir yanında dişe diş mücadele eden ve hep kazanan bu genç akademisyen şimdi nerede?

Mehmet Perinçek tam 18 aydır tutuklu olarak Silivri’de ikamet ediyor.

Niçin tutuklu?

Övgüye lâyık çalışmaları yüzünden.

Hedef olduğu suçlama da şu:


Bak neler yapmışsın!

“Milli bir meseleyi sahiplenme görüntüsü altında insanların milli duygularını istismar ettikleri, güvenlerini kazandıkları topluluğu Ergenekon Silahlı Terör Örgütü’nün amaçları doğrultusunda yönlendirmeye çalıştıkları anlaşılmıştır!!!”

İstenen ceza 15 yıl hapis.

Şöyle çarpık ve komik durum da var:

Mehmet Perinçek bu çalışmaları Dışişleri Bakanlığı’nın görevlendirmesi ve Türk Milli Eğitim Bakanlığı emrine Rus hükümetinin verdiği bursu kazanarak yapmış, iyi mi?

Bitmedi... Dışişleri tarafından görevlendirildiği dönem Cumhurbaşkanı Gül’ün Dışişleri Bakanı olduğu dönem!

Ama iddianamede bunlar yok.

Aksine mahkeme, Perinçek’in çalışmalarını bilen Dışişleri Müsteşarını dönemin ve bugünün Moskova büyükelçilerimizi, tüm taleplere rağmen tanık olarak dinlemeyi kabul etmedi.

Ermeni diasporasının 100’üncü yıl saldırısına ramak kala yaşanmış ve sürmekte olan hazin bir hikâye.

Bize düşman lâzım değil.

Düşmanlarımızdan daha fazlasını yapabiliriz biz kendimize!

DİĞER YENİ YAZILAR