Biz de isteriz!

Tuhaf geliyor insana ama AKP iktidarı yabancıların güvenini içerdekilerden daha erken kazandı

Haberin Devamı

Tuhaf geliyor insana ama AKP iktidarı yabancıların güvenini içerdekilerden daha erken kazandı.

Başbakan Erdoğan'ın Avrupa turu Türkiye'nin imajına olumlu katkı sağlayan bir başarı hikâyesi sayılabilir.

Batı basınında Türkiye'nin AB'den müzakere tarihi almayı hak ettiğine dair inancın yaygınlaştığı gözleniyor. Erdoğan bu avantajı kullanarak AB'nin geleceği için değer taşıyacak yönlendirici uyarılar yapıyor.

Ambrosetti Forumu'nda AB Anayasası'nın din temeli üstüne oturmamasını isteyen Erdoğan "AB Anayasası'nda Hıristiyanlığa atıf yapılması, kültürel etkileşimi sınırlar" dedi.

Böyle bir anlayışın AB'yi Avrupa'ya hapsedeceğini, oysa Türkiye sayesinde AB'nin stratejik derinlik kazanacağını savundu.

Bu uyarının yankı bulmasını bekliyoruz.

Türk halkı hem çağdaşlığın nimetlerinden yararlanmak istiyor hem de kendi değerleri ile oluşmuş kimliğine saygı bekliyor.

Ayrımcılığın böldüğü kültürler arasındaki tek ilişkinin savaş olduğunu tarih bize öğretti.

Avrupalı Türkiye
Tayyip Erdoğan'ın forumdaki şu sözleri de dikkat çekici:

"Türkiye'yi Avrupalı yapan, Avrupa'nın temsil ettiği değerleri benimsemesidir..."

Bunu herhalde şöyle tercüme edeceğiz:

"İnsan yalnız aklıyla yaşayamaz. Din lâzımdır. Ama aydınlanma tecrübesinin çizdiği sınırlar içinde ve medeniyetler uyumunun inşasına zarar vermeyecek biçimde."

AKP iktidarının dışarda çizdiği bu çağdaş ve uzlaşmacı görüntüyü şimdi içerde hayata geçirmesi gerekiyor. Çünkü başarı ancak AKP'ye oy vermemiş vatandaşlann da güven kazanmasıyla sağlanabilir.

"Değiştik" sözü yeterli olmayacaktır.

Nedenine gelince...

Yapılanlara bakanlar kurnaz bir kuşatmanın yürütüldüğü şüphesinden kendilerini kolay kurtaramıyor.

Uyumsuz icraat
Cumhurbaşkanı'nın yetkilerini kısıtlayarak yüksek yargı organlarına tayinlerde etkili olmaya çalışmak;

İmam hatiplerin yolunu açmak için YÖK sistemini ezip geçmek istemek;

Değerlendirilecek boş kamu kontenjanları varken yoksul aile çocuklarını tarikat okullarına yönlendirmeye, üstüne o okullara devlet kesesinden para vermeye uğraşmak;

Baş örtüsünü tek tip dinsel simge formunda eşleri, çocukları ve gelinleri vasıtasıyla sürekli gündemde tutmak suretiyle halkı alıştırmaya çalışmak...

Bütün bunlar güven temelinde gedikler açıyor. "Bunların gizli niyeti dinci atamalarla devletin köşe başlarını tutmak, yeni militanlar yetiştirmenin yollarını aramak ve dinci çoğunluk sağlamak" yargısını pekiştiriyor.

Tayyip Erdoğan, Hıristiyanlara verdiği aklı asıl Türkiye'de kullanmalıdır. Başarının ve uyum içinde yücelmenin yolu buradan geçiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR