Leylâ Zana ve arkadaşları kendilerine önemli siyasi roller düşeceğini bekliyorlar.
On yıl yattıktan sonra tahliye edilen eski DEP'li milletvekillerinin AB ülkeleri büyükelçilerine yaptıkları yemek davetlerine sınırlı da olsa karşılık verilmesi, bu beklentilerinin hayal olmadığını gösteriyor.
Zana ve arkadaşlarının verdikleri yemeğe 9 büyükelçi katıldı. Dün de onları Almanya Büyükelçisi kahvaltıya çağırdı.
Evet, Zana ve arkadaşları önemli roller oynayabilirler. Yeter ki samimi ve gerçekçi olsunlar.
"Kürt Sorunu" yakın geçmişte kalın bir dosya idi.
Ama Zana'nın da yemekte dediği gibi "Değişim rüzgârı baş döndürücü bir hızla esiyor. Direnen birey, kurum, yapı ve hatta devletler, kendilerine rağmen aşılıyor, değiştirilip dönüştürülüyor.."
İki engel var
Kürtçe öğretimini, Kürtçe TV ve radyo yayınlarını sağlayan reformlar, hatta kendilerinin tahliyelerini sağlayan hukuki reformlar bu değişimin somut ürünleridir.
Dosya incelmiştir. Özlenen hedefe ilerleyen yolda şu an en önemli mesele PKK terörüdür. Bir de etnik ayırım politikalarını siyasi çıkar düşüncesiyle terk etmek istemeyenlerin direnci..
Bu çıkarcı zihniyet, Zana'nın konuşmasında kullandığı "Türkiyelilik" kavramında fena halde sırıtıyor. Kürt kökenli vatandaşların üst kimliğini "Türk" veya "Türk vatandaşı" değil de niçin "Türkiyelilik" ifade ediyor?
Çünkü bu bölgede etnik temele dayanan bir ayrımın sürdürülmesinde siyasi ikbal hesapları güdülüyor.
Daha önemlisi eski DEP'lilerin PKK terörü karşısındaki belirsiz tutumlarıdır.
Zana yemekte "Bölge insanı çatışma ortamının bir an önce son bulmasını sağlayacak cesur adımların atılmasını beklemektedir" dedi.
Bu özlemin önündeki engel PKK terörüdür. Ve eski DEP'lilerin terör karşısındaki tutumu ise net değildir.
Geri kaldılar
Büyükelçiler bu eksiği Zana ve arkadaşlarının yüzlerine söylemişlerdir.
Dün Alman Büyükelçi Born PKK'nın terör örgütü olduğunu tekrarladıktan sonra konuklarına şu mesajı vermiştir:
"Herkes açıkça ve şüpheye yer bırakmaksızın teröre karşı çıkmalı. Terörizmle aranıza mesafe koyun.."
Tabii keşke "terörizmle aranıza duvar örün" deseydi ama buna da şükür.
Önemli olan Zana ve arkadaşlarının algılama kabiliyetleridir. Gerçek şu ki bölgede halk "Kahrolsun PKK" pankartları taşımaya, geçmişte PKK'ya yataklık eden Avrupa ülkeleri iki yüzlü politikalarından dönmeye başlamışlardır.
Eksi DEP'liler hem içerde, hem dışarda geri kalmışlardır. Çözüm için devleti yönetenlere cesaret çağrısı yapacak yerde kendi yönlerini düzeltmelidirler.
Üstelik bunun için cesaret bile gerekmiyor. Biraz akıl, biraz vicdan yeter!
Bitsin bu oyun!
Leylâ Zana ve arkadaşları kendilerine önemli siyasi roller düşeceğini bekliyorlar
Haberin Devamı

