Bitsin bu çile!

Haberin Devamı

Financial Times ve Wall Street Journal gazeteleri uluslararası finans ve siyasetin kıblesi gibidir.

Bu gazetelerin son günlerdeki Türkiye yorumları utandırıcı ve cesaret kırıcıdır. Sadece iktidarın değil siyasi muhalefetin de başarısız olduğunu yazıyor bu iki gazete.

Wall Street Journal’in dünkü Türkiye analizi, halkın iki büyük komplo temelinde bölünmüş olduğunu ortaya koyuyor.

Bu analize göre toplumun bir kesimi AKP’nin İslâmî bir hedef belirleyerek laik devleti yıkmaya ve tüm devlet kurumlarını kontrol altına almaya çalıştığına inanmaktadır.

Bu kesimin en büyük korkusu, “Fethullah Hoca’nın Türk Humeynisi olarak bir gün ülkeye döneceği ve bir zombi ordusu gibi bekleyen güçlerini harekete geçireceği” varsayımıdır.

Toplumun diğer kanadı ise AKP’nin demokrat ve yenilikçi bir parti olduğuna inanıyor. Onların gözündeki asıl komplo odağı, ordu içindeki cunta ile istihbarat güçleri, yargı ve suç örgütlerinden oluşan “derin devlet”tir.

İktidar sözcüleri ve şakşakçıları, toplumu kuruntu hastası haline getiren tüm bu olayları “normalleşme” diye niteliyorlar.

Gerçek gündem ne?

Normalleşmenin birinci koşulu gerçekçiliğe dönmektir.

Yabancı medyanın dünyaya tanıttığı Türkiye maalesef “Komplolar Ülkesi” durumundadır.

Olayın daha ümit kırıcı yanı, iktidarın ve muhalefetin gerçeklere dönme isteği göstermemeleri, sonu gelmeyen suçlamalarla toplumdaki paranoyayı derinleştirmeleridir.

Kutuplar öylesine keskinleşti ki artık komplo teorileri iki tarafta da duvardan bir tuğla bile sökemiyor. Halbuki toplum ağır sosyal tahribat geçiriyor.

İşsizlik, yoksulluk dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Suç oranları artmış, cezaevleri tıka basa dolmuş (115 bin tutuklu ve hükümlü), bunalım sonucu intihar olayları korkutucu hızla artmıştır.

İşsizlik yüzde 14 ile rekor düzeydedir. Ümidini kaybettiği için iş aramaktan vazgeçenleri hesaba kattığınızda bu oran yüzde 20’ye dayanır.

Araştırmalar, üniversite bitirmiş her yüz işsiz gençten 35-40’ının asgari ücretle dahi çalışmaya razı durumda olduğunu ortaya koyuyor.

Hayaletlerle dans

Aynı şekilde ferdi kredi borcunu ve kredi kartı borcunu ödeyememiş insanların katlana katlana büyüdüğü, Ocak ayında takibe düşenlerin 2 milyon 95 bin kişiye dayandığı görülüyor.

İktidar savaşının komplolar temelinde sürmesi bu ülkenin insanlarına haksızlık ve saygısızlıktır.

Halkın gündemi belli.. İktidar bunu ne kadar unutturmaya çalışırsa çalışsın muhalefet güreş minderini gerçek gündemle kurmalı ve iktidarı oraya gelmeye zorlamalıdır.

İktidar da yetersiz muhalefet sayesinde AKP üçüncü kez genel seçimi kazansa bile bunun gerçek bir zafer olmayacağını bilmelidir.

“Nasılsa muhalefet yok. Millet oyunu yine bize verecek” teorisine çok güvenmemek lâzım. 2002 seçiminde AKP’yi millet bir şey umduğu için seçmedi, iktidardaki koalisyon partilerini cezalandırmak için seçti.

“Komplolar Ülkesi” kötü şöhreti, 2002’deki linç duygusunu bugünkü iktidara karşı hortlatabilir. Bu unutulmasın.

AKP kurumları çürüten, güveni çökerten hayaletlerle oynamaktan vazgeçsin!

DİĞER YENİ YAZILAR