Felâketin acısı ile yandığımız zamanlar görebiliyoruz yanlışlarımızı, günahlarımızı..
Öncelikleri önem sırasına koyan plan ve programlar yapmadığımız için kaynakları gereksiz yerlere savurduğumuzu farkediyoruz ama acı biraz geçince bunları unutuyoruz.
1994'te bir THY uçağı Van'a inerken düşüp de 55 yurttaşımızı kurban verdiğimizde aynı bugünkü gibi dövünüyorduk:
"ILS (Aletli İniş Sistemi) olsaydı bu felâket doğmayacaktı!"
Dokuz yıl geçtiği halde Van'a hâlâ bu alet konulmadı.
THY uçaklarının yurt dışı seferlerinde hiç böyle kazalar olmuyor. Çünkü her türlü hava koşulunda güvenle inişi sağlayacak teknik alt yapı mevcuttur oralarda.
Türkiye'de THY'nin uçtuğu 26 meydan var fakat bunların sadece 12'si ILS güvenliğine sahip bulunuyor. Ötekiler Allah'a emanet!
Bu cihazların maliyeti en çok 400 bin dolar.
Sistemin gerektirdiği çevre düzenlemeleri ile birlikte risk taşıyan 14 havaalanının donatılması için 60-65 milyon dolarlık bir yatırım yeterli olacaktır.
Devletin parası mı yok?
Var ama yöneticilerin parayı doğru yerlere harcama aklı yok!
Felâketler sonrasında bakanların, yetkililerin yüzlerine yerleşen "cenaze evi suratları" maske olamaz. Gerçekten üzülüyor olmalılar.
Ama ne fayda; bize artık aynı felâketleri tekrar tekrar yaşatmayacak karar vericiler lâzım.
Ankara'ya dikilen beş yıldızlı devlet gökdelenlerinden biri eksik olabilirdi.
Geçmiş iktidarlar, İstanbul'da kullanılmayan ve ne zaman kullanılacağı bilinmeyen Sabiha Gökçen Hava Limanı'na 550 milyon, Olimpiyat Stadı'na 116 milyon dolar gömdüler.
Bunlar bir yıl gecikebilirdi.
AKP iktidarı farkını kanıtlamak istiyorsa işte fırsat.. Hem getirişi büyük, hem masrafı küçük!
Muhalefet MGK'ya..
Milli Güvenlik Kurulu nihayet AB normlarına uyumlu hale geldi.
MGK kararlarının tavsiye niteliğinde olacağı, başbakan yardımcıları ile Adalet Bakanı'nın da kurulun daimi üyeleri arasında yer alacağı hükmü yasaya eklendi.
Artık AB çevreleri "Kararlar askerlerin ağırlığı ile oluşuyor" diyemezler. "Sayı çokluğu ağırlığın merkezini değiştirmez" deseler de önemli değil. Önemli olan bu kurumun hayatımıza yönelik yararlarını artırmaktır.
MGK, askerin siyaset kurumu ile diyaloguna da yasal bir zemin oluşturuyor. Bu diyalogdan iki taraf da yararlanıyor.
Komisyonlardan geçen yasa önümüzdeki hafta meclise gelecek.
Bizce ana muhalefet partisi lideri de MGK üyesi yapılmalıdır.
Ülkenin güvenlik risklerini muhalefet sıralarında öğrenen bir partinin muhalefeti farklı olur. İktidara gelince de hazırlıklı gelir.
Genelkurmay'da brifing alması gerekmez.
Bitirin şu işi!
Felâketin acısı ile yandığımız zamanlar görebiliyoruz yanlışlarımızı, günahlarımızı.. Öncelikleri önem sırasına koyan plan ve programlar yapmadığımız için kaynakları gereksiz yerlere savurduğumuzu farkediyoruz ama acı biraz geçince bunları unutuyoruz...
Haberin Devamı

