Birkaç oy için

Haberin Devamı

Hayret verici bir şey; AKP mağdur rolünü güçlendirmek uğruna askere şüphe yöneltecek hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Amerika’da Hudson Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun toplantısında Türkiye’nin konu edildiği uçuk bir senaryonun tartışıldığını okumuşsunuzdur.

Senaryoya göre PKK İstanbul’da 50 kişinin öldüğü bir saldırı gerçekleştiriyor, ardından Anayasa Mahkemesi Başkanı Tülay Tuğcu suikasta hedef oluyor ve nihayet Türk Ordusu Kuzey Irak’a giriyor...

Haberin Türk medyasına sızdırılması, beklenen sonuçları beraberinde getirmiştir. Çünkü söz konusu kara senaryonun tartışıldığı toplantıda iki Türk generalin bulunduğu bilgisi de haberde yerini almıştır.

Tam gollük bir pas: Amerika’da bir yerlerde Türkiye için nifak planları üretiliyor ve bizim askerler de bu işin içinde. Vay!..

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül fırsatı kaçırmamıştır. İşte gol pasına attığı şut:

“Türk Silâhlı Kuvvetleri mensuplarının böyle deli saçması şeylere gereken tepkiyi koyup ağızlarının payını verip salonu terk etmeleri gerekiyordu.”

Helal olmaz o oylar

Cahil yığınların tedirgin edilmesine ve vicdanı olan herkesi AKP’yi koruması gerektiğini düşündürmeye yönelik bir siyaset planlaması belki oy getirir ama, aması var:

Bizce kumar ve faiz gelirinden daha haram bir kazançtır bu.

Pekalâ Gül de biliyor ve söylüyor ki pek çok ülkede bu tür düşünce kuruluşları vardır ve buralarda en aykırı görüşlerle üretilen tehdit ve karşı koyma senaryoları tartışılır.

Bunu da nifak üretmek için yapmazlar, en olmadık ihtimallere karşı hazırlıklı olabilmek için yaparlar.

Hudson Enstitüsü’ndeki toplantıya giren Türk generallerin birinci görevi, Türkiye hakkında neler konuşulduğunu öğrenip Ankara’yı haberdar etmek, mümkünse Türkiye’nin çıkarları doğrultusunda tartışmalara katkıda bulunmaktır. Yoksa Gül’ün dediği gibi tepki koymak, kapıyı çarpıp çıkmak değil.

Ucuz kahramanlık...

Evet, öfkeli bir protesto konuşması ardından kapıyı çarpıp gitmek belki bize ucuz kahramanlar kazandırır ama o kuruluşun toplantılarını izleme ve haberdar olma imkânını bize sonsuza kadar kaybettirir.

Buradaki yanlışlık, enstitüdeki toplantının saptırılıp abartılması, AKP’nin de bunu askere karşı kullanarak seçim malzemesi yapmasıdır.

Hem sonra Türk askeri temsilcisi protestosunu gerçekleştirirken oradaki biri “PKK’lı bir canlı bomba sizin başkentinizde sekiz kişiyi öldürmedi mi geçenlerde? Daha geçen yıl katliam girişimine hedef olan Danıştay sizinki değil miydi?” diye soracak olsa ne cevap verecekti?

Ülkeyi yönetenlerin görevi, böyle durumlara “Ağzınızdan yel alsın şom ağızlılar” diye bağırmak değil, her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olmak, tedbir geliştirmektir.

AKP iktidarı bunu yapacak yerde görevin iyi yapılmasını sağlayacak güven duygusunu birkaç oy için havaya uçurmaktan sakınmıyor!

DİĞER YENİ YAZILAR