Türkiye'nin düze çıkmasını bizim kadar IMF de istiyor.
Çünkü borç verdiği 30 milyar doları geri alabilmesi buna bağlı. İkincisi, IMF'in yeni bir başarısızlığa tahammülü kalmadı.
Dış borcumuz 128 milyar dolar. IMF, manevi bile olsa bu borcu verenlere karşı kefil durumda.
O nedenle Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye'nin ekonomik programını yürüten siyaset adamları ve bürokratlarını yetenekleri ve eksikleri ile tanımaya çalışıyor.
Çünkü ilişkileri rayında götürmek, muhatapların bu özelliklerini iyi bilmeyi gerektiriyor.
IMF'in Ankara'daki yeni muhataplarını tahlil ve teşhis eden bir çalışmayı tamamladığını arkadaşımız Bilal Çetin belirledi.
"Büyük Patron"un gözünde Başbakan ve ekonomi ile ilgili bakanlar ne mi ifade ediyor?.
Başbakan Gül: Samimi, iyi niyetli ama otoritesi tam değil..
Yardımcısı Şener: İşbirliğine mesafeli. Kapalı kutu..
Hazine Bakanı Babacan: Hayal kırıklığı..
Maliye Bakanı Unakıtan: Pratik, zeki ve konusuna hakim..
İki başlı iktidar
Türkiye'nin geleceği için yerli ve yabancı yatırımcının kafasındaki soruların olumlu cevaplar bulması çok önemli.
Fakat bu karne, aradığımız gelecek için ümit verici değildir. Çünkü iktidar bölünmüştür.
Hükümet sorumluluğu taşıyanlar bir yandan programın dar elbisesi içinde sıkışırken öte yandan parti genel başkanının IMF programına ters düşen seçim vaadlerini yerine getirme baskıları altında bunalıyor, yalpalıyor.
"Nemalar hemen verilecek.." Hayır verilemeyecek..
"Asgari ücret yükseltilecek.." Yeni yükseltildi, beklenecek..
"İhale Yasası değişecek.." Olmaz, önce uygulama görülecek..
"Tarıma destek için çiftçinin mazotu ucuzlatılacak.." Hayır bunun için acele edilmeyecek..
"Zam alan emeklilere aylık enflasyon oranındaki artışlar devam edecek.." Hayır, yıllık enflasyondan fazlası verildiği için başka zam olmayacak..
Erdoğan yerine
Tayyip Erdoğan'ın dışarda kalması, belki popülist muhalefet yapmanın getirişini hem kendine, hem partiye şimdilik sağlıyor olabilir ama tek başına iktidar olmanın kredisini de hızla eritiyor.
3 Kasım seçimi ile aştığımızı sandığımız belirsizliği devam ettiriyor.
Çare IMF'in karnesiyle de belli ki, iktidar otoritesini şahsında temsil eden bir başbakana kavuşmaktır. Erdoğan'a rağmen Gül bunu yapamaz.
Tayyip Erdoğan marttaki ara seçime mutlaka girmeli, başbakan koltuğuna oturmalı ve kullanacağı yetkilerin sorumluluğunu omuzlarına almalıdır.
Türkiye'nin muhalefetini de kendi içinde barındıran bir iktidar oyunu ile kaybedecek zamanı ve kaynağı yok!
Biri bizi gözetliyor
Türkiye'nin düze çıkmasını bizim kadar IMF de istiyor. Çünkü borç verdiği 30 milyar dolan geri alabilmesi buna bağlı. İkincisi, IMF'in yeni bir başarısızlığa tahammülü kalmadı.
Haberin Devamı

