Bir uyarı daha!

Haksızlık karşısında suskun kalmanın yalnız utancı yoktur, bedeli de vardır. Bu konuda insanlığın sonsuza kadar ders çıkaracağı bir ibreti, Nazilere karşı eylemleriyle tanınan Alman ilâhiyatçı Martin Niemöller tarihin zaptına şu şekilde düşmüştü:

Haberin Devamı

Haksızlık karşısında suskun kalmanın yalnız utancı yoktur, bedeli de vardır.

Bu konuda insanlığın sonsuza kadar ders çıkaracağı bir ibreti, Nazilere karşı eylemleriyle tanınan Alman ilâhiyatçı Martin Niemöller tarihin zaptına şu şekilde düşmüştü:

"Önce sosyalistler için geldiler; ben sosyalist olmadığım için sesimi çıkarmadım. Sonra sendikacılar için geldiler; sendikacı olmadığım için sesimi çıkarmadım. Sonra Yahudiler için geldiler; Yahudi olmadığım için sesimi çıkarmadım.

Sonra benim için geldiklerinde, benim için sesini yükseltecek kimse kalmamıştı."

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Yücel Aşkın, haksızlığa uğramış bir mağdur mudur? Evet, dün toplanan Rektörler Komitesi aynen öyle düşünüyor.

YÖK Başkanı Prof. Teziç tarafından açıklanan bildiriden anlaşıldığına göre rektörler alti gündür tutuklu bulunan Prof. Yücel Aşkın'ın şeriatçı bir komploya kurban edildiğine inanıyor.

Yalnız dayanışma mı?
YÖK Başkanı, "Rektör Prof. Aşkın'ın tutuklanması ile sonuçlanan olayın perde arkasında bir komplo olduğu yönünde şüpheler uyanmaktadır. Buna göre olay, hukuki bir zemine oturmaktan hayli uzaktır" diye konuştu.

Ülkenin tüm üniversite rektörleri sırf arkadaşlık ve dayanışma adına bir kişinin masumiyetine kefil olarak yargıya intikal etmiş bir meselede bu kadar açık taraf olamaz.

Sorun bir yolsuzluk soruşturmasından, bir rektöre kötü muamele edilmesinden daha derindir.

YÖK Başkanı dün yolsuzluk iddiasına konu olan ihalenin Rektör Yücel Aşkın'ın göreve geldiği 1999 yılından önce yapıldığını, ihale ile ilgili soruşturmayı başlatan kişinin de kendisi olduğunu söyledi.

YÖK Başkanı'na göre Van Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanması hukuka aykırıdır.

Rektör Yücel Aşkın, üniversiteyi medreseleştirmek isteyenlere karşı koyduğu için komploya hedef olmuştur ve "Ona sahip çıkmak, Cumhuriyet'e sahip çıkmaktır"..

Adalet gecikmemeli..
Rektörler ona sahip çıktıklarını göstermek için 23 Ekim'de Van'a gidecek.

Ama bu tehlikeli bir tırmanıştır ve bir an önce çözümlenerek durdurulmalıdır. Çünkü üniversite dünyası Van'da şeriatçı güçlere karşı dayanışma gösterirken bir yandan da yargıyı hedef almıştır.

Elbette bir savcının veya bir mahkemenin kararı tüm yargıyı bağlamaz. Ama bu kararların, varlığı iddia edilen şeriatçı komployu kolaylaştırdığı iddiası da, bir kaç gün için bile olsa taşınmamalıdır.

Yüksek yargı bu meseleyi doğal akışına bırakmamalı; adaletin önünde sonunda ulaşacağı gerçeğin mümkün olduğu kadar erkene alınması için elden gelen her şey yapılmalıdır.

Rektör Aşkın'ın Ankara'daki avukatının bürosuna önceki gece giren kişiler, ortalığı alt üst etmişler. Belli ki şer güçler bu olayda bir maden keşfettiler, sonuna kadar işleyecekler.

Bu fırsatı onlara vermemek lâzım..

DİĞER YENİ YAZILAR