Bir parti daha

Haberin Devamı

Siyaset dünyamız, nur topu gibi bir yeni partinin doğumuna hazırdır artık.

AKP’nin kurucularından, birinci Erdoğan hükümetinin Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, dün partisine veda etti.

AKP’nin Anayasa Mahkemesi’nce kapatılması halinde doğacak boşluğu doldurabilir mi Şener’in sürüklediği hareket?

Kamuoyu araştırmalarına bakarsanız AKP’nin kapatılması ve Tayyip Erdoğan’a yasak gelmesi halinde bu şansı kullanmayı hak edecek siyasetçiler arasında en güçlü kişinin o olduğu görülüyor.

Şener niçin partide kalıp Erdoğan’ın halefi olmak için çalışmadı da, meşakkatli bir yolu tercih etti?

AKP’nin tabanına talip olduğu halde farklı bir siyasetin temsilcisi olabilir mi? Eski dava arkadaşı Bülent Arınç’a bakarsanız buna imkân yoktur.

Çünkü Arınç geçen gün ona “vazgeç bu sevdadan” mesajı vermeye çalışırken şöyle diyordu:

“Bizim çizgimiz aynı. Ben de Milli Görüş’ten geldim sen de ben de Merve Kavakçı’nın yanındaydım sen de.. Benim eşimin başı da kapalı seninki de!”

Din üstünden siyaset yapanları ne kadar dar bir tarif birleştiriyor, hayret ve ibretle zihninize kaydedin.

Ama bu tarif elbet Şener’i bağlamaz. Çünkü Abdüllatif Şener’in partileşme sürecinde seçtiği “Dürüst bir siyaset için haydi Türkiye!” sloganı, hiç değilse ahlâk anlayışında bir alternatif sunma iddiası taşıyor.

Cumhuriyetle kavgalı olmayan bir muhafazakârlık, harami tipli siyasetçilerden kurtulmak isteyen yığınların özlemi ile birleşirse şaşırtıcı bir tablo ile karşılaşabiliriz.

Yedi yıl önce birken şimdi iki İslâmcı partimiz var. Belli ki üçleniyor.

İslâmcı partiler eskidikçe ve kirlendikçe alternatiflerini içlerinden üretecektir.

CHP kendini yenilemekte biraz daha gecikirse, yalnız iktidarda değil, ana muhalefette de bir İslâmcı parti olacaktır.

Sosyalist Enternasyonal’in müfettişleri gelmeden görmek lâzım bu tehlikeyi!

*****


Nüfus inadı

Fidan gibi üç polisi şehit eden üç terörist var ya...

Başbakan onların hayat hikâyelerini mutlaka sorup öğrenmelidir.

Onlar da bu ülkenin çocukları nasıl oldu da vatanlarına ihanet derecesinde insanlıktan çıktılar?

Başbakan’ın çevresindekilerin geçim sıkıntısı yok. Hepsi, çoluk çocuk zengin oldu.

Ama herkes öyle değil. Bakın, üç terörist de 5, 6 ve 8 çocuklu ailelerden çıkmıştır ve onları Doğu’daki ata topraklarından İstanbul’a işsizlik, yoksulluk ve çaresizlik savurmuştur.

Umutsuzluk onları içinde yaşadıkları topluma düşman hale getirirken terör örgütlerinin avı olmuşlardır.

Tayyip Erdoğan, cemaatini daha kalabalık hale getirmeye çalışan imamlar gibi “çoğalın” telkinleri yapacak yerde, doğacak çocuklara eğitim, sağlık ve iş vermek zorunda olduğunu bilen sorumlu bir başbakan gibi davranmaya başlasın.

“Ekonomi büyüdü” diyor. Peki niçin işsiz sayısı artıyor?

Benimsediği ilkel nüfus politikası Türkiye’ye sadece kalitesizlik, acı ve mutsuzluk getirecektir!

DİĞER YENİ YAZILAR