Bir numara!

Türkiye büyüyen bir ekonomi... Nüfusu 72 milyon ama yarısından çoğu 21 yaşın altında!”

Haberin Devamı

Türkiye büyüyen bir ekonomi... Nüfusu 72 milyon ama yarısından çoğu 21 yaşın altında!”

Yabancı yatırımcıların ilgisi niçin arttı sorusuna Fortis’in üst yöneticisi Yvan De Cock böyle cevap vermiş.

Batılı, Türkiye’de gördüğü bu tabloyu benzersiz bir rekabet üstünlüğü sayıyor.

Enerji reaktörü gibi görüyor... Ama biz öyle mi kullanıyoruz?

Hrant Dink cinayeti ardından kendimize tuttuğumuz büyüteç, bizim bu ulusal kaynağı, kendimizi mahveden bir nükleer bomba haline getirmekte olduğumuzu ortaya koydu.

Selçuk Üniversitesi’nin anketine katılanların yüzde 68,4’ü işsizlik ve yoksulluğu Türkiye’nin bir numaralı sorunu olarak göstermişler. İkinci sıraya terörü, üçüncü sıraya da eğitimi koymuşlar.

Suikastçının azmettiricisi denilen Yasin Hayal liseden sonra bir yıl dershaneye gitti ama üniversiteye giremedi. Askerliğini bitirdikten sonra iş bulamadığı için seyyar simitçilik yaptı.

Üniversiteye girseydi veya askerden sonra doğru dürüst bir iş bulsaydı teröre bulaşmayacak ve Hrant Dink de ölmeyecekti.

Başbakan TV’lerde denk bütçe hedefinde son otuz yılın en büyük başarısını sağladıklarını haber veriyordu. Ölüm döşeğindeki hastaya altılı ganyandan para kazandığını müjdeler gibi!..

Evet bu iktidar döneminde Türkiye yıllık 182 milyar dolardan 400 milyar dolarlık bir ekonomik büyüklüğe yükseldi. Doğru ama nereye gitti bu varlık?

Zenginler daha zengin oldu. Yoksullar sürünmeye devam ediyor.

İstihdam yaratıcı büyümenin yollarını açmalıyız.

Ekonomisini büyütürken halkını mutlu edemeyen bir iktidar kendini başarılı sayamaz.

AKP böbürlenecek yerde “ülkeyi kime soyduruyorum” diye sormalı kendine!

***

Doğru örnek
Suikast soruşturmasının sürprizleri bize şunu gösterdi:

Güvenlik siyaseti ve örgütlenmesi derhal değiştirilmeli... Dün yine mide bulandıran bir gelişme oldu:

ANKA Haber Ajansı, Hrant Dink cinayetiyle ilgili olarak Erhan Tuncel’in jandarmaya da çalıştığı için polis muhbirliğinden atıldığını iddia eden bir haberi servise koymuştu. Yalanlanmasına rağmen ajans haberinde ısrarcı oldu.

Önceki gece ajansın ofisine giren birileri bilgisayarların hafıza kartları ile bir bilgisayarı alıp gittiler.

Bir yetkili “Olay adi bir hırsızlığa benzemiyor” dedi.

Acaba birileri, polisin yalanladığı ama ANKA’nın doğru olduğunda ısrar ettiği haberin belgelerini mi aramıştı? Neyse...

Polisin disiplini ve iktidarların oyuncağı olmasını önleyecek bir korunmaya sahip olması önemlidir. Doğru örnek Türkiye’de mevcut: Tayin ve terfide, çürükleri ayıklamakta Türk Silâhlı Kuvvetleri modelini uygulamak..

Ama AKP iktidarının derdi Silâhlı Kuvvetler’i polise çevirmektir.

Yüksek Askeri Şûra kararlarına dört yıldır sürekli muhalefet şerhi koymanın başka ne anlamı var?

DİĞER YENİ YAZILAR