Bir daha hiç kapanmasın..

Haberin Devamı

Diktatörlük ile demokrasi arasındaki fark bazı durumlarda sanıldığı kadar büyük değildir.

İkisinde de sonuçta halkın dediği oluyor.

Ama birinde zahmetsiz ve kansız ulaşılan hedef, ötekinde daha pahalıya geliyor.

Gezi Parkı protestoları sırasında başından yaralanan Berkin Elvan 269 gün süren yaşam savaşını maalesef kaybetti.

Dün onun peşinde yürüyen on binler henüz 14 yaşında hayattan koparılan Berkin’i, bir kahraman gibi uğurladı.

Gördüğü saygı, önceki Gezi şehitlerinden halkın onu ayırmadığının kanıtı idi.

Dünyanın pek çok yerinde Türk denince artık lokumdan ve döner kebaptan önce Gezi Parkı akla geliyor.

Gezi Parkı eylemleri Türkiye’de çağdaş demokrasinin kitleye mal olduğunu hatıra getiriyor.

Dünkü cenazede bir ara Gezi Parkı’nı yine kapattıkları haberi geldi. Neden?

Kurtulun bu kompleksten!

Gezi Parkı artık Türkiye için demokratik gelişmenin başarı kazanmış bir sınav yeridir.

Devlet otoritesini kullanan siyasetçiler ve idareciler o parkı halkla devletin karşı karşıya geldiği bir savaş meydanı gibi değil demokrasinin kazanıldığı bir uzlaşma alanı olarak görmeye kendilerini alıştırmalıdırlar.

Gezi Parkı’nı açıp kapatmak devletin vatandaşına gücünü dayatması gibi algılandığından tahrik etkisi yaratıyor. Türkiye’nin hâli böyle riskleri karşılamaya elverişli değil.

Gezi Parkı eylemlerinin açtığı demokrasi kredisini kullanmayı başarmalıyız.

Şu iki soru cevapsız kalmamalı:

“Kana bulaşmış elleri hangi ibadet temizleyebilir?”

“Muhalefetini sesini yükselterek gösterdi diye adam öldürülür mü?”

Halk Gezi Parkı çatışma sebebi değil uzlaşma geleneğinin doğduğu yer olarak yaşasın istiyor.

Başbakan, Gezi Parkı’nda yitirilen canlar için özür dilese ve Park’ın manevi hatırasına saygı göstererek bundan böyle “devlet otoritesi”ni kanıtlamak uğruna kapılarını kapatmaya asla kalkışmayacağını söylese ne olur?

Hiç kuşkusuz Berkin Elvan’ın temiz hatırası da bundan huzur duyar..

ANAP selâmı da ne?

17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonuna yakalanıp koltuklarını yitiren dört bakan vazgeçsinler ANAP selâmı vermekten.

Millet onlardan hesap istiyor.

Onlar birbirlerinin ellerini havaya kaldırarak tahrikte bulunuyorlar.

“Oh canımıza değsin” demeye cesaret edemeyeceklerine göre o selâmı biraz düzeltseler daha yatıştırıcı olmaz mı?

Ellerini yukarıda birleştirmeden kaldırırlarsa kendileri için de daha hayırlı olur.

Çünkü o poz “teslim oluyoruz” çağrışımı yapacağı için, doğacak merhamet ortamında bakarsınız çocuklar kurtulur!

DİĞER YENİ YAZILAR