AB yolundaki kararlılığı, AKP'nin laikliğe bağlılığından şüphe duyanları değiştirmeye başlamıştı.
Öyle ya; Milli Görüş çizgisinde yürümenin takıyye yoluyla daha verimli olacağı gizli hesabına yatan bir parti, laikliği demokrasinin vazgeçilmezi sayan bir siyasi birliğe, AB'ye kendini bu kadar bağlar mıydı? Hayır..
O halde AKP'nin değişim samimiyetinden şüpheye düşmek zararlı bir kuruntu olurdu.
İktidarın yarattığı bu rüzgâr kendine de Türkiye'ye de prestij kazandırdı.
Hükümet Fazilet Partisi'nin kapatılması hakkındaki Anayasa Mahkemesi kararını Türkiye adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi' nde bu kadar gönülsüzce savunmanın yanlışına keşke düşmeseydi.
Şaşırtan savunma
İktidar şimdiye kadar övünç duyacağı pek çok "ilk"e imza attı. Ama Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karara sahip çıkmayan ilk Türk hükümeti olma durumuna düşmesi bir çuval inciri berbat etmiştir.
İktidar kendine de, 17 Aralık'taki tarihi zirve öncesi ülkeye de zarar vermiştir.
Dışişleri Bakanlığı'nın gönderdiği "pusula" denilebilecek sığlıktaki beş sayfalık belgenin AİHM yargıçlarını bile şaşırttığı bildiriliyor.
Avrupa Mahkemesi, daha önce aynı gerekçelerle kapatılan Refah Partisi'nin itirazını reddetmiş, Anayasa Mahkemesi'nin kapatma kararını onaylamıştı.
Türk hükümeti şimdi Fazilet'le ilgili kararı savunmayarak AİHM'nin daha önce aldığı Refah'la ilgili onayına da örtülü bir eleştiri getirmiş oluyordu.
Bu da herhalde Avrupa'da karşılaşılan bir "ilk"ti. Kötü bir ilk!
Geçmiş takıntılar
Hemen belirtelim ki Türkiye'de kazandığı yargıyı eleştirme alışkanlığını AİHM üstünde tekrarlamak hiçbir sonuç vermeyeceği gibi olsa olsa hukukun üstünlüğüne yönelik inanç konusunda AKP iktidarının puanını düşürecektir.
Türkiye muhaliflerine de "Bunlar yasa yaparlar ama uygulamazlar. İşte ispatı" deme hakkını verecektir.
Hükümet, Fazilet Partisi'nin kapatılmasına yol açan eylemlerinden ötürü milletvekilliklerini kaybeden Merve Kavakçı ve Nazlı Ilıcak'ın başvuruları karşısında da aynı renksiz ve pısınk tutumu sergiledi. Devletin laik karakterini koruyan hukuk düzenini, bir hükümetten beklenecek inanç ve kararlılıkla savunmadı.
Geçmiş takıntıları yüzünden şüphelerle çevrelenmiş iki yıl önceki başlangıç noktasına geri döndü.
Dışişleri Bakanlığı'nın gönderdiği bu sözde savunmaları geri alacak bir liderlik iradesi acaba kendini gösterir mi?
Bir çuval incir
AB yolundaki kararlılığı, AKP'nin laikliğe bağlılığından şüphe duyanları değiştirmeye başlamıştı
Haberin Devamı

