Bilgi fukarası siyasetin toplumda ne kadar kısır kamplaşmalar yarattığına her fırsatta tanık oluyoruz.
AKP’nin Afyon mitingi bu gerçeği eğlenceli biçimde ortaya koydu dün.. Başbakan’ın konuştuğu kürsünün önü kadınlara ayrılmıştı.
Rengârenk yerel giysiler içinde yöre kadınları hatibe kaptırmışlardı kendilerini.
Hatip de orkestra şefi gibi yönetiyordu.
Kadınlar korosu ne söylendiğine bakarak değil, Başbakan’ın ses seviyesine dikkat ederek tepki veriyorlardı.
AKP iktidara geldiği yıl Makine Kimya’nın 2 milyon dolar ihracatı varmış, sekiz senede 17 kat artırarak 34 milyon dolara çıkarmışlar.
Başbakan “çıkardık” derken sesini öylesine yükseltti ki kadınlar çılgınca bağırıp alkışlamaya başladılar.
Kadınlar MKE’nin ne sattığını bilir mi?
Başbakan 34 milyon dolar için bağırır mı?
Hayır ama bir ay sonra seçim var ve seçmenlerin kızıştırılması lâzım.
Miting meydanları da zaten projelerin anlaşılmasına değil, standart seçmenlerin yaratılmasına hizmet ediyor.
Robota dönmüş seçmen
Bu çağda mesajları aktarmakta en verimli yöntem, liderlerin TV tartışmalarıdır.
Ev ortamında liderleri izleyen seçmenler yeteneklerinin en yüksek seviyesinde değerlendirme olanağı bulurlar.
Başbakan Erdoğan buna razı olmadığı için TV’de tartışma davetlerini kabul etmiyor. Çünkü medyanın neredeyse tümüne egemendir, sahip olduğu tekel avantajını paylaşmak istememektedir.
Ortalama seçmenin böyle bir haksızlığa tepki gösterecek kaliteye hâlâ ulaşmamış olmaması, ona rahatlık vermektedir.
Yalnız rahatlık değil, hedeflerini büyütmek için cesaret de vermektedir.
MHP’nin barajın altında kalmasını sağlamakta, internete sürülen MHP yöneticileriyle ilgili seks kasetlerinin işe yarayacağı hesapları tutar mı, tutmaz mı?
Bu kirli hesapların tutması, seçimden sonra uzlaşma ile sivil anayasa yapılacağı hayallerinin yerle bir olması demektir.
AKP’yi iştahlandıran böyle bir sonucun toplumsal barış umutlarının felâketi olacağını Başbakan göremiyor mu?
Tayyip Erdoğan’ın meydanlarda seçmeni siyasi robota çevirecek şartlanmalar yaratmaktan kaçınmasında büyük yarar vardır.
Sömüreceğine çare bul
Kötü siyaset iyi siyaseti kovuyor.
Komplo, ahlâksızlık prim yapmaya başladığı zaman arkası gelmeyecektir. Siyaset meydanları seçime kadar daha çok kirlenecektir. Bu işten kazanç sağladıklarını düşünenler de ağır yara alabilecektir.
Diyarbakır’da dün BDP’nin desteklediği bağımsız milletvekili adaylarından Altan Tan, MHP’lilerle ilgili kasetler konusunda dikkate değer şeyler söyledi:
“Başbakan Erdoğan kaset konusunda yakın arkadaşlarına ve bazı bakanlarının kasetlerine dikkat etsin. Eğer onların kasetleri piyasaya düşerse 66 bölümlük Hürrem Sultan dizisi ortaya çıkar.. Çeteler örgütler ve emniyet, insanların yatak odalarına kadar kameraları sokuyorsa orada durup düşünmek gerekir!”
Evlilik dışı ilişkilerin doğurduğu ihtiyaç nedeniyle oluşmuş yeni moda “ikinci eş mahalleleri” mi Altan Tan’a bunları söyletti yoksa bildiği daha somut şeyler, yani yeni kayıtlar mı var?
Bunları bilmiyoruz ama iktidar sözcüleri MHP yöneticileriyle ilgili kasetlerin bir dış komplo olmayabileceğinden söz ederek “iç çekişme” imaları yapıyorlar.
İktidarın görevi lâf çarpmak değil, elindeki güvenlik ve istihbarat olanaklarından yararlanarak bu alçak organizasyonus ortaya çıkarmaktır!
Bindik bir alâmete
Haberin Devamı

