Biz çağdaş bir toplum muyuz? Hayır değiliz. Neden değiliz?
Çünkü bilme hakkına sahip olduğumuz bir çok gerçeği bilmiyoruz, öğrensek de kazaen öğreniyoruz.
Meselâ Ege Denizi üstünde kaybettiğimiz F-16 uçağının, Yunanlılar tarafından düşürülmüş olduğunu yedi yıl sonra bir Yunan dergisinden öğrendik.
Olay ardından şehit pilotun yakınlarına Yüzbaşı Nail Erdoğan'ın uçağın bilinmeyen bir nedenle yanarak denize düşmesi sonucu kaybolduğu bildirilmişti.
Dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Çörekçi geçen gün Milliyet'e, maddi delil bulunamaması nedeniyle olayın üzerine gidilemediğini söyledi.
Savaş riski mi?
Oysa Yunan dergisinden gelen aydınlık, gerçeğin bu olmadığını öğrenmemizi sağlıyor.
Uçaktan atlayarak kurtulan diğer pilot Yarbay Osman Çiçekli, tedavi için Sakız Adası'na götürüldüğünde, füzeyi atan Yunanlı pilot Grivas'ın ziyarete gelerek uçağımızı istemeyerek vurduğunu söylediğini ve özür dilediğini açıklamıştır.
Şehit pilotun eşi de "Savaş çıkmasın diye olay örtbas edildi" diyor.
Bu iddianın kişisel bir kuruntu olduğuna inanmak istiyoruz. Çünkü savaş riskine önlem almak, bu olayı soruşturmakla yükümlü olanların yetkisinde değildir.
Türkiye bir pilotunu ve bir uçağını kaybetmiştir. O dönemde gerekli olan şey, gerçeğin bilinmesiydi.
Çünkü şeffaflık, bir toplumun gücüdür. Açık toplumun gereklerine saygı gösterilmiş olsaydı, savaş tehlikesi o zaman Yunanlıları korkutur, bu da adil ve daha onurlu bir uzlaşma getirirdi.
Sâri hastalık..
Gizlilik, halkı hor gören yönetimlerin hastalığıdır. Ve bu hastalık "gücü, gücü yetene" zincirleme etkisi ile toplumun her kesimine yayılır.
İşte ona son bir örnek:
Jak Kamhi'nin, BSH Profilo'daki hissesini Alman ortağına sattığı dedikoduları yüzünden Profilo hisseleri borsada dalgalanmaya başladı.
Bu şirketin 7 bini aşkın küçük ortağı var. Bir pazarlık varsa bunu bilmek bu insanların yasal hakkı. Fakat şirket bu borcunu, haberin VATAN'da yayınlanması üzerine dün yerine getirmek zorunda kaldı.
Türk halk, gerçekleri bilme hakkını sağlayacak aydınlığın kendiliğinden veya zorla gelmeyeceğini görmüştür.
AB üyeliği idealine bu yüzden dört elle sarılmıştır.
Bilmek hakkımız
Biz çağdaş bir toplum muyuz? Hayır değiliz. Neden değiliz? Çünkü bilme hakkına sahip olduğumuz bir çok gerçeği bilmiyoruz, öğrensek de kazaen öğreniyoruz
Haberin Devamı

