Başbakan’ın yaptığı o içten çağrı hak ettiği karşılığı bulmalıydı, olmadı.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi karşısındaki sunumu yapan Erdoğan’ın “Gelin beraber köprüler kuralım. Gelin hep birlikte tarih yazalım” çağrısı, basmakalıp bir slogan değildi.
Maddi ve manevi karşılığı olan büyük bir iş, kararlılık yansıtan bir taahhüttü.
Ne yazık ki refüze edildik!
Olimpiyata ev sahipliği yapmak dünyanın en zor işlerinden biridir. Gelişmenin ve yarışma ruhunun seçkin temsilcisi toplumlara emanet edilebilir ancak.
Türkiye tesis yatırımlarını eksiksiz yapabilecek ekonomik düzeye erişmiştir. Finaldeki iki ülkeden biri sıfatıyla onurlandırılmıştır.
Ama şöyle bir gerçek ayağımıza batıyor: Ev sahipleri ağırlayacakları sporcularla yarışacak güç ve yeteneğe sahip olmalı.
Biber soslu futbol
Son birkaç yıl içinde Türk sporcuların adı iki rezaletle birlikte anılmaya başladı.
Doping ve şike, spor ahlâkını gençlere kazandıracak çabaların bir numaralı gündemi olarak ele alınmalıdır.
Kendini düzeltmenin ilk koşulu kendi yanlışını bilmektir.
Hatay’da yaşanan olayları protesto etmek amacıyla Taksim’de gösteri yapan bir gruba polisin müdahalesi skandal doğurdu.
Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda Türk ve İsveç ümit takımları, Avrupa Şampiyonası için karşı karşıya gelmişlerdi.
Bu maç 25’inci dakikasında biber gazı yüzünden tatil edildi.
Taksim Meydanı’nda sıkılan gaz rüzgârla Kasımpaşa’daki stada kadar gelmişti.
İki takımın oyuncuları da epeyce etkilendiklerini söylediler.
Hatay’daki tezgâh
Arjantin’deki seçimin bu acı soslu maçtan önce gerçekleşmiş olması bir şanstır.
Çünkü o durum karşısında güvenlik zafiyeti çektiğimiz söylenecek, zararı daha kalıcı olacaktı.
AKP iktidarı “ileri demokrasi” ülküsünden uzaklaşmamalıdır.
Polisin her gün daha fazla alıştığı biber gazı, çeşitli kentlerde ölümlere ve sakatlanmalara sebep oluyor.
İçişleri Bakanı Muammer Güler dün polis şiddetini simgeleyen biber gazı konusunda korkutucu şeyler söyledi.
İnsan kaybının üzücü olduğunu fakat ondan daha önemli tehlikeler bulunduğunu savunarak şöyle dedi:
“Bunların bahane edilerek bir etnik çekişme yaratma hatta bunu büyük bir çatışma ortamına dönüştürme arayışları var. Hatay’da bu yapılmaya çalışılıyor.”
Öldürmek şart değil; koruma bahanesi kötüye kullanılmamalı.
Siyasetçiler, hak ve özgürlükleri budanmış bir demokrasiye bizi alıştırmaya çalışmasınlar!
Biber gazı
Haberin Devamı

