Benciller kördür!

Eskiden böbrek hastaları, hayatlarını kurtaracak böbreği Hindistan, Pakistan, Bangladeş'te ararlardı. Ekonomik krizin zehirli meyvesi yoksulluk, o pazarın satıcılanna Türk insanını da ekledi. "Yoksulun onuru olmaz" derler.

Haberin Devamı

Eskiden böbrek hastaları, hayatlarını kurtaracak böbreği Hindistan, Pakistan, Bangladeş'te ararlardı.

Ekonomik krizin zehirli meyvesi yoksulluk, o pazarın satıcılanna Türk insanını da ekledi.

"Yoksulun onuru olmaz" derler.

Namus ve şereflerini kaybetmeden bir çıkış yolu bulabilmek için hayati organlarından birini satılığa çıkaran insanlar, bu sözün doğru olmadığını kanıtlamıyor mu?

Böbreğini satmak isteyenlerin internette oluşturdukları siteler, uçurumun kenarındaki insanların onurlarını savunmak için oluşturdukları son kaleler değil mi?

VATAN bu haberi bugün "Utanç tablosu" manşetiyle verdi. Aslında herkes, suç ve kusurlarıyla dürüstçe yüzleşerek bu utançtan paylarını almak zorundadır.

Ders almalıyız
Evet, hepimiz fakirleştik. Ama fert başına düşen geliri 2500 dolar olan bir ülke, geliri 1000 doların altındaki toplumların çaresizliğine sürüklenmişse devlet de, sivil toplum da çökmüş ve bitmiş demektir.

Türkiye ekonomisini ayağa kaldırırken, çöküşün sebeplerine koyacağı doğru teşhisler temelinde yeniden yapılanmak zorunda.

Sosyal devleti yanlış anladığımız için bu hallere düştük. Teşvik ve koruma politikaları yıllarca güçsüzleri korumak adına üretmeyen yığınlara, iktidar yandaşlarına ve oy deposu görülen kesimlere kaynak aktardı.

Ekonomiyi büyütecek, çalışmak isteyen herkese iş yaratacak kaynaklar kara deliklerde heba olup gitti.

Artık kurtuluşun üretmekte ve elde edilen kazançların vergisini dürüstçe ödemekte olduğunu anladık.

"Vergi barışı"nı vergi kaçıranı ödüllendirmek değil, günahkâr geçmişin hesabını kapatıp yeni bir başlangıcın fırsatını yakalamak anlamında algılamak lâzım. Ama ne gezer...

İktidar yetmez
Gelirler Genel Müdürlüğü'nün 2003 yılı gelir vergisi beyannameleriyle ilgili değerlendirmesi, iş sahibi, okumuş insanların bile bu dersi almadıkları gerçeğini ortaya çıkarıyor. Ne kadar acı!

Bir gecede yüz milyonlarca lira hesap ödenen eğlence yerlerinin müdavimleri durumundaki ihracatçılar, doktorlar, avukatlar, sanayiciler, müteahhitler ve kuyumcular arasında büyük bir kesim "Bizler yoksulluk ve açlık sınırı altında bir gelirle yaşıyoruz" diye tercüme edilecek vergi beyannameleri vermişler!

Bir kesim böbreğini verecek, bir kesim vergisini bile vermeyecek... Bencilleşmiş bir toplum, yok oluşun dinamitlerini üretir.

Böbreğini satan çaresizlerin çoğaldığı Türkiye'yi kurtarmaya iyi bir iktidar artık yetmez. Devlete karşı ödevlerini, yoksullar için dayanışma görevlerini yerine getiren vatandaşlar çoğunluğu almadıkça halimiz dumandır!

DİĞER YENİ YAZILAR