Bu savaşın "modern zamanlarda girişilen en rezil saldırganlık" olduğunu söyleyebilirsiniz.
Saddam'ın bunu hak ettiğine dair ortaya konulacak güçlü gerekçeleri cevaplamakta zorluk çekseniz bile Amerikan saldırganlığını lanetleyebilirsiniz.
Ama bugünkü VATAN'ın birinci sayfasında yer alan annenin, çocuklarını korumaktaki acı veren çaresizliğini göre göre, teslim olmamakta direnen Saddam'a hâlâ kahraman diyebilir misiniz?
"Düşman" üç hafta dolmadan ve doğru dürüst bir askeri mukavemet görmeden başkente ve hatta başkanlık saraylarına kadar girdi..
Savaşın kaderini değiştirecek bir mucizeye şans tanıyacak en küçük bir ümit yok..
Yetenekleri şişirilen Cumhuriyet Muhafızları ortada görünmüyor..
Tarihin en güçlü savaş makinesine karşı verilen direnişte sadece siviller vardı, Arapların onurunu onlar korudu. Onlar da saklandıkları delikten çıkmayan Saddam güçlerine duydukları öfkeyle saf değiştiriyorlar artık.
Halk vatanlarının bağımsızlığı için savaştı.
Saddam için savaşması gerekenler ise saklandı.
Bu tavır, Saddam rejiminin, uğruna ölmeye değecek bir rejim olmadığının beyanı mıdır?
Yoksa Saddam Hüseyin sadık adamlarını, istilâ tamamlandıktan sonra istilâcılara karşı yürütmeyi planladığı gerilla savaşına mı saklıyor?
Savaşı hangi tarafın kazanacağı belli oldu artık.
Şimdi önemli olan barışı kazanmaktır ve bunun insan hayatı ile ölçülen maliyetinin büyümesini önlemektir.
Saddam'ın inadı, onurlu ve kahraman bir direniş değil..
Çünkü yer altındaki bencil ve acımasız diktatör düşmanından çok birinci sayfamızda görülen çaresiz ve masum insanlara, kendi halkına zarar verecektir.
Kendi halkını bile gazla zehirlemiş bir despotun, halkına bırakacağı tek miras olan intikam duygusunu büyütmek uğruna bu gerçeği görmemesinde şaşılacak bir şey olamaz.
Asıl bu despota dualarla hâlâ manevi koruma sağlamaya çalışanların insanlığına şaşmak gerekir!
Bindiği dalı kesenler
İktidarın kadrolaşma iştahına yönelen eleştirilere Başbakan Erdoğan karşı çıktı.
"Kadrolaşma içinde değiliz" diyor ama yaptıkları atamalar tersini söylüyor.
Kamu bankaları yönetimindeki kökten değişim IMF'yi bile kuşkulandırmıştır. IMF buralarda üç ayda bir denetim yapacak. Bu karar, iktidara yönelik "Sizin niyetiniz bozuk" uyarısının Amerikancası değil mi?
Sonra Cem Kozlu'nun THY'nin başından alınması..
Çok mu lâzımdı?
Kozlu, başarısı uluslararası çapta tescilli bir profesyoneldir. Onun sayesinde THY dolayısiyle devlet, havayolu şirketlerinin sapır sapır döküldüğü bir dönemi kanadı kırılmadan aşma şansı elde etmiştir.
Cem Kozlu'nun gönderilmesi, "İşe göre adam anlayışı ile hareket ediyoruz" diyen Başbakan'ı yalanlıyor.
Cem Kozlu gibi profesyonelleri çalıştırmanın devlet için nimet, iktidar için de marifet sayılması gerektiği bilinci uyanana kadar Tanrı Türk'ü korusun!
Bencil despot!
Bu savaşın "modern zamanlarda girişilen en rezil saldırganlık" olduğunu söyleyebilirsiniz. Saddam'ın bunu hak ettiğine dair ortaya konulacak güçlü gerekçeleri cevaplamakta zorluk çekseniz bile Amerikan saldırganlığını lanetleyebilirsiniz
Haberin Devamı

