Yarınki seçim değil referandum ama yine de sandık... Ve millet olarak sandığa gidip gelmekten usandık!
Dün 12 kişinin bulunduğu bir dost meclisinde konu açıldı ve görüldü ki yarınki referandum için sandığa sadece iki kişi gidecek. Neden?
Birinci neden şu ki, yapılan “nafile bir referandum”dur.
Oya sunulan anayasa değişikliği “11’inci cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi” amacıyla hazırlanmıştı esas olarak ama 22 Temmuz’dan sonra 11’inci cumhurbaşkanı sorunu çözüldü ve eskilerin deyimi ile “maksat hasıl oldu”.
Bu durumda aklın emrettiği yol referandumdan vazgeçmekti.
Çünkü referanduma konu olan anayasa değişiklikleri zaten hazırlığı süren yeni anayasa içinde nasıl olsa yerini alacaktır.
Neyin kaprisidir bu?
Fakir milletin kaynakları ne uğruna israf edilmektedir?
İktidar yorgunluğu
Bu meselede iktidar partisi üst üste hatalar yaptı. Seçimden sonra düzeltme şansı geldi fakat kullanamadı.
İktidar form düşüklüğü gösteriyor. Seçimlerin üstünden üç ay geçti ama tatil havası devam ediyor.
AKP, sorunları çözmekte yararlanacağı bir enerji olarak kullanacağı büyük oy artışını, şüphe ve tedirginlik uyandıran heveslerine cesaret kaynağı yaptı.
Anayasayı toptan değiştirme hamlesini yığınlar iyiye işaret saymamıştır.
Korkulan şudur ki iktidar laiklik karşıtı projelerini gerçekleştirmek için bir karambol yaratacaktır.
Yarınki referanduma dönük ilgi noksanı biraz da bu şüpheden beslenmektedir.
Başbakan Erdoğan yandaşlarını “Evet” oyu için sandığa çağırsa da ona “halkın desteği yükselerek sürüyor” dedirtecek bir sonuç çıkmayacaktır yarın.
AKP’yi destekleyen seçmenler arasında yarın sandığa gitmeyenler olmayacak mı?
Elbette olacak ve işin kötüsü onlar sandığı “hayır” oyu vermek anlamında boykot edecek olan vatandaşların hesabına dahil edilecektir.
Rejim savunmasız
Seçmen, yarınki referandumdan yararlanarak AKP’ye ciddi bir uyarıda bulunabilir.
Bu uyarı “hayır” oylarının galibiyeti olmaz ama para cezası tehdidine rağmen çok düşük bir katılım herhalde iyi bir ders olur.
Oy vermemek de bir tür demokratik tavırdır. Ve belki bu sayede iktidar ülkenin gerçek gündemine döner.
Hatta kaliteli çoğunluk şartına bağlı olmayan referandumlarla anayasa değiştirmenin maceralara kapı açabileceğini görmek yararlı bir tedbir getirebilir.
Mecliste anayasayı değiştirmek için üçte iki çoğunluk gerekiyor ama referandumda 43 milyon seçmenin sadece 2 milyonu oy kullansa, 1 milyondan 1 fazla “evet” oyu, anayasa değişikliğini kesinleştiriyor.
Çoğunluk diktasına hevesli bir iktidarın her an ortaya çıkabileceği ihtimaline karşı demokratik rejim kendini güçlendirmelidir.
Mecliste partiler bunun için referandum yasasını derhal ele almalıdır.
Bilinçli vatandaşlar da kendi tedbirlerini almalılar.
Benim kararım sandığa gitmemek!
Ben de gitmiyorum !
Haberin Devamı

